..Genç kız, bu odanın her tarafını ayrı ayrı sever, otursa incinecek, oturmasa darılacakmış gibi gelir. Sonra bu odanın Boğaz'a öyle hârikulâde bir bakışı vardır ki, insan kendini, hiç kimsenin erişemeyeceği bir yükseklikte, fezâda muallak zanneder. Dağlar, deniz ve Boğaz'ın umûmî görünüşü, bu yüksekliğe nazaran çukur, âdeta çökmüş gibi kalır. Maamâfih o, İrfan Paşa'nın odasına girince, dışarıya, tabiat güzelliklerinin bu emsalsiz görünüşüne pek bakmaz, zirâ odanın husûsiyeti, ona yetip artan bir kıymettedir.