Savaşçı olmak için; ilk önce önümüzde ki kültür dünyasının bize dayatmalarını farketmek, cesaretle kendi potansiyeline inanarak, kendisinden korkmadan, kendini gerçekleştirme yolunda yaşaması, kendisiyle yüzleşmesi ve insanları anlamaya çalışması, yaşamı sorgulaması dünyadakilerle bütünlük içinde olması ggerekiyor.Ağaç kendi olmaktan korksa, kendi olmaktan utansa, tüm potansiyelini gerçekleştirerek ulu bir ağaç olamaz. Cılız bir fidan olarak kalır. Halbuki; insan olmanın potansiyelini gerçekleştirebilmek için eyleme geçmek gerekir. Sıradan insan kendi hayatını yaşama cesareti gösteremediği için başkalarının kendisi için tanımladığı hayatı yaşar. Bu nedenle de kendi potansiyelini gerçekleştiremez.
“Savaşçı başkası için değil, kendi gönlü, kendi saf niyeti ile, kendi yaşamı için savaşçıdır.Kişinin niyeti, bilincinin, algılamasının yapısını oluşturur.
Kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir.
Varoluşçu felsefe, insanların kendi varoluşlarını, yani algıladıkları, yaşadıkları, anlam verdikleri algı çerçevesinde oluşturduklarını söyler.
Özetle bu kitabı, varoluşunun idrakına varmak isteyen herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Sosyolojik, psikolojik ve felsefik bir çok bağlamda ele alınmış içerik ve aydınlatıcı bir kitap. Doğan Hocamın ruhu şad olsun.