Tapınağın gölgesinde, müritleri arasında yürüyen öğretmen, bilgeliğinden değil, inancından ve şefkatinden verir. Gerçekten bilgeyse, sizi kendi bilgelik evine girmeye çağırmaz, kendi aklınızın eşiğine götürür.
Gerçekte kederiniz ve sevinciniz arasında askıdasınız terazi gibi.
Ancak kefeler boşken hareketsiz, dengede durursunuz.Hazinedar altınlarını ve gümüşlerini tartmak için sizi kaldırdığında, ya sevinciniz ağır basar ya da kederiniz.
Kimileriniz, “Sevinç kederden büyüktür” derken, kimileriniz de “Hayır, büyük olan kederdir” diyor.
Oysa ben size diyorum ki, ikisi birbirinden ayrılmaz.
Sevinç ve keder birlikte gelir; biri sofranızda sizinle birlikte otururken diğeri yatağınızda uyumaktadır.