Kitap cılız, kararsız ve yönsüz bir esinti gibi başlıyor ama iki dostun 41 yıl sonra buluşup akşam yemeğinden sonra mum ışığında başladığı konuşma bölümüyle sohbet olmaktan ziyade monoloğa, hatta bir iç konuşma halinde sizi ustalıkla hikayede tutan ve içine çeken bir girdaba dönüşüyor. Edebi açıdan doyurucu ifade gücünün tadını ala ala dalıyorsunuz burgacın kıvrımlarına...