Book Heaven

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·325 syf.·
2024 21. kitabı
Önce Algernon isimli kobay farede denenen bilimsel bir araştırma uygulaması sonradan zeka seviyesi 70 olan Charlie Gordon’a uygulanır ve kısa sürede Charlie’nin zeka seviyesi 185’e ulaşır. Bu süreçte Charlie geçmişte yaşadığı zorbalıkları anlamlandırmaya başlar. Kitap zihinsel engelli bir bireyin yaşadığı zorlukları empatik bir şekilde ortaya koymuş: çevresinde gülenler, alay edenler,fütursuz şakalar yapanlar.. ve her şeyden kötüsü ailesinin bile bireyi anlayamaması fikri işlenmiş çok değerli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabın bir yerinde Charlie, fiziksel engellilere gösterilen hoşgörünün neden zihinsel engellilere gösterilmediğini sorguluyor. Üzerinde özellikle durduğu bir diğer önemli şey de onun deneyden önce de bir insan olduğu ona sadece bir kobay gibi davranıldığıydı. Deneyden önce de sonra da yalnız ve insan olarak değer görmeyen olarak nitelendiriyor kendini. Oldukça dramatik olan bu kitabın okunacaklar arasında olması gerektiğini söyleyebilirim. Alıntılar “Ben zekanın tek başına hiçbir anlam taşımadığını öğrendim. Burada, sizin üniversitenizde zeka, eğitim, ve bilgi büyük idoller haline gelmiş. Ama şimdi biliyorum ki, hepinizin atladığı bir şey var; “Sevgi ve şefkat eli değmeyen zeka ve eğitim beş para etmez.” “Hiç biri gözlerimin içine bakamıyordu ve ben de onlardan yükselen husumet dalgasını hissedebiliyordum.Önceleri,bana gülüyorlar,cehaletimden ve yavanlığımdan dolayı beni küçük görüyorlardı;şimdi de, bilgimden ve kavrama yeteneğimden ötürü benden nefret ediyorlardı.” “Şimdi anlıyorum ki, üniversiteye gitmenin ve bir eğitim almanın en önemli nedenlerinden biri, tüm hayatınız boyunca doğru olduğuna inandığınız şeylerin doğru olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenmekmiş.” “Nasıl oluyor da, kolsuz ve bacaksız doğan insanlardan
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Puan vermedi·336 syf.·
2024 20. kitabı
Varoluşçuların sonuncusu olarak nitelendirilen Çek asıllı usta yazar Milan Kundera’nın en bilinen romanı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’ni felsefi edebi roman olarak nitelendirmemiz doğru olacaktır. Felsefi oluşu gözünüzü korkutmasın son derece akıcı etkili bir anlatıma sahip. Ancak başta roman baş kişisi çapkın bir cerrah olan Tomas, Tomas’ın ressam sevgilisi Sabina, sonradan eşi olan Tereza, Sabina’nın akademisyen sevgilisi Franz hepsi sıradışı karakterler. Devamlı bir ihanet ve aldatma döngüsü var. Tomas evli ama sürekli eşini başkalarıyla aldatıyor, bunda da en ufak bir sakınca görmüyor. Bu karakterlerin çocukluk travmaları, toplumsal travmayla karışmış durumda. Olaylar Rusların Çekoslavakya’yı işgali esnasında gerçekleşiyor. Dönemin komünist partisi baskıcı tavrıyla toplumu bezdirmiş durumda. Öyle ki başarılı bir cerrah olan Tomas, gazetede yazdığı bir yazı nedeniyle görevinden alınıp cam siliciliği yapmaya başlıyor. Alıntılar “Ama güçlüler güçsüzleri incitemeyecek kadar güçsüz olunca, güçsüzler çekip gidecek kadar güçlü olmak zorundaydılar.” “... suç üzerine kurulu bu yönetimler mücrimler değil, cennete giden tek yolu bulduklarını sanan coşkulu yandaşlar tarafından kurulmuştur. Bu yolu öylesine yiğitçe savundular ki bunlar, sürüyle insan öldürmek zorunda kaldılar. Sonraları ortada cennet filan olmadığı anlaşıldı, demek ki coşkulu yandaşlar birer katilden başka bir şey değildiler.” “Aşırı uçlar, ardında yaşamın sona erdiği sınırlar demektir ve sanatta da politikada da, aşırılığa duyulan tutku, ölüme duyulan örtük bir özlemdir aslında.” “Gerçek insan iyiliği, ancak karşısındaki güçsüz bir yaratıksa bütün saflığıyla özgürce ortaya çıkarabilir.İnsan soyunun gerçek ahlaki sınavı onun, merhametine bırakılmışlara davranışından gizlidir...”
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2024 19. kitabı
Iza’nin Şarkısı, Macar yazar Magda Szabo’nun yürek sızlatan romanı. Aşırı mükemmeliyetçi ve sorumluluk sahibi İza, babasının ölümünden sonra, annesini büyükşehre yanına alır. Ancak yaşlı kadının ruh halinden hiç anlamaz, yalnızlaşmasına ve depresyonuna yol açar. Yazar kitapta Iza,eski eşi Antal, babası Vince, annesi Etelka’nın ayrıntılı psikolojik analizini yapıyor. Tek başına insan ruhunun siyah veya beyaz değil griliklerden oluştuğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. İyi niyetli olmanın tek başına iyiliğe yol açmayacağını, empatinin değerini gösteriyor. Diğer yandan aile kavramının önemini, yaşlılarımızı anlamak için özen göstermemiz gerektiğini vurguluyor. Çok severek okuduğumu ve okunması gereken klasiklerden olduğunu belirtmek isterim. Alıntılar “Iza 'nın yapacak işi çoktu, ağlamak veya düşünmek için zamanı yoktu pek.” “Günler akıp gidiyordu, şekilsiz ve gerçekdışı.” “Niçin sevilen varlıkların yitirilmesi gerekiyor?” “Artık yabancı yüzler görmemek, nihayet evinde olmak ne büyük bir zevkti!” "Oysa benim ne kabına sığmaz bir şefkate ne de desteğe ihtiyacım var, yalnızca sessizliğe gereksinim duyuyorum; yorgunum..." “Can sıkıcı bir duygusal bölünmenin pençesinde kıvranarak, bir türlü yerini bulamadan bir odadan ötekine dolaşıp duruyordu.” "Bir şeyler ebediyyen son bulur, yeni ve belki daha zorlu bir hayat başlar..." “Gün gelecek biz de ihtiyarlayacağız.”
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma