Book Heaven

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·292 syf.·
2024 18. kitabı
Üniversite öğrencisi Devin Jones, ayrıldığı kız arkadaşını unutmak için o yaz Eğlence Parkı’nda işe girer. Eğlence Parkı’nda öldürülen genç bir kızın hayaletinin olduğu söylencesi dolaşmaktadır. Usta yazar Stefan King, bu eserinde de karakterlerinin psikolojik analizini mükemmel bir şekilde yapmış. Devin karakteriyle beraber 21 yaşındaki genç bir adamın psikolojisinin derinliklerine dalıyoruz öyle ki okuyup bitirdikten sonra akılda kalacak bir karakter. Eğlence Parkı’ndaki medyumun kehanetleri, üçüncü göze sahip hasta küçük bir çocuk, bir görünüp kaybolan hayaletle, çözümlenememiş cinayetler nihayetinde Devin tarafından aydınlatılacak. Dil tipik Stefan King dili asla sıkmayan, ölçülü,akıcı; bir o kadar da derin..Okumanızı tavsiye ederim. Alıntılar “Yirmi bir yaşındaysanız hayat bir yol haritasıdır. Yirmi beş yaşınıza gelene kadar haritayı ters tuttuğunuzdan şüphelenmezsiniz ve bunu ancak kırkınızda anlarsınız.” “İnsanlar ilk aşkın tatlı olduğuna inanırlar ve en tatlı anın da o ilk bağın kopması olduğunu düşünürler. Bu fikrin doğruluğunu ispatlayan sayısız pop ve country şarkısı dinlemişsinizdir. Aptalın biri gidip kalbinin kırılmasına izin vermiştir. Yine de ilk kırılan o kalp, her zaman en acı veren, en zor şifa bulandır ve en görünür yara izini de o bırakır. Bunun neresi tatlı?” “Önce endişelenmeye, sonra anlamaya başlıyor, en sonunda da kesinlikle biliyorsunuz. Belki bilmek istemiyorsunuz, belki âşıkların da doktorlar gibi durmadan yanlış teşhis koyduğunu düşünüyorsunuz ama kalbinizin derinliklerinde biliyorsunuz.” “Şeytan da kitabı mukaddesten alıntı yapabilir.” “Ne var ki bu dünyada hayal ettiklerimizin pek azını bulabiliriz.” “Vazgeçmek zor iştir. Tutunduğunuz şey dikenlerle dolu olsa da vazgeçmek zor iştir. Hatta en çok da o zaman zordur.” “Bazı insanlar gerçek
Eğlence ParkıStephen King · İnkılap Yayınevi · 2023785 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2024 16. kitabı
Denizi çok sevdiğim için denizle ilgili yazılan kitaplar ilgimi çekiyor. Özellikle Ernest Hemingway'in "Yaşlı Adam ve Deniz" kitabı en sevdiğim eserler arasındadır. Kuveytli yazar Taleb Alrefai'nin "Kaptan" kitabını da çok sevdim. Bu eserde deniz aşığı bir kaptanın hayat hikayesini okuyoruz. Kuveytliler, II. Dünya Savaşından önce inci avcılığı ve balıkçılıkla geçinirlerken, bu tarihten sonra petrol ve Japonya'nın ürettiği suni inciler, balıkçılık ve inci avcılığını öldürüyor. Son derece duygusal, denizle ilgili harika tasvirlerin yapıldığı bir eser. Kısa sürede okunabilir uzunlukta. Meraklısına tavsiyem olsun.. Alıntılar “Kaptanlar, denizin soyundan gelen ve onun azametinden izler taşıyan küçük çocuklardır aslında. Her kaptan, denizin sırrından bir damla taşır ruhunda.” “Denizin üstünde yürüyebilmeyi ne kadar da çok isterdim. Ufuk çizgisine varıp denizle gökyüzünün arasına girene dek yürüdüğümü hayal ederdim. Başım bulutların tepesinde, ayaklarımsa suyun üstünde olurdu.” “Yorgun güneş, uyuyabilmek için yavaş yavaş denizin derinliklerine dalar...” “Denize aşık bir adam olarak açtım gözlerimi, hâlà da öyleyim.” “Deniz burada olabildiğince güzel, olabildiğince geniş. Ruhumu bu ışıldayan zamanla nasıl doldurup taşırabilirim ki? Bir adam, bir kadına âşık olursa şayet, onu kucaklar, boynuna sıktığı parfümü koklar, narin bedenine sarılır, göğsünde eriyip gitmek ister. Peki ama bir adam, denizi nasıl olur da kucaklar, nasıl olur da onu sarıp sarmalar?”
KaptanTaleb Alrefai · Ayrıntı Yayınları · 2022150 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2024 15. kitabı
Yoksulluğun getirdiği zorluklar ve içine düşülen dehşet,nefret ve öfkenin dile getirildiği bir anlatım..roman çok değişik bir anlatım tarzıyla yazılmış ve son derece etkileyici.Gotik tarzda yazıldığı söyleniyor ama daha çok gerçeküstücülük var gibi. Sözgelimi anlatımdan bir alıntı alırsak; “Ev duvarlarını ve tavanlarını üzerimize kapattı, üzerimize atıldı, bizi korumak için miydi yoksa boğmak için mi, kim bilir, belki ikisi de, zaten bu dört duvar arasında ikisi birbirinden pek farklı değil.” Toplumsal sınıf ayrımları, cinsiyetçilik gibi ince konular ustalıkla mecazlara büründürülmüş bir roman. Kısa ama etkileyiciydi. Anneanne ve torunun oturduğu esrarengiz bir ev. İçinde gölgeler geziyor,nesneler hareket ediyor. Ben evin öfkesini ve nefretini evde oturan dört kuşak kadının üzüntüsüne,acısına bağladım. Bir metafor olarak ev, yoksulluk ve yokluğun verdiği acıyla lanetlenmişti. Anneannenin anlattığı hikayeye göre bu ev bazı karanlık sırlara sahip. Eğer farklı bir kitap okumak istiyorum derseniz bu kitap tavsiyem olsun.. Alıntılar “Eşikten adımımı attığımda ev üzerime çullandı. Bu tuğla ve toz yığını hep aynısını yapıyor, kapıdan giren herkesin üzerine atlayıp nefessiz bırakana kadar karnını sıkıyor. Annem bu evin insanın dişlerini döktüğünü ve içini kuruttuğunu söylerdi ama annem buradan gideli çok uzun zaman oldu, onu hatırlamıyorum.” “Annem diğerlerinden daha iyi olduğunu düşündüyse de babam annemin bu kibrini döve döve yok etti. Diğer kadınlardan bir farkı yoktu, aynı dayaklar ve aynı korku. Onları bir evde kapalı tutuyordu, annemi de başka bir evde. Babam o evi anneme hediye etmemişti, onu o evde yaşamaya mahkûm etmişti. Orası o kadınların bedenleri üzerinden inşa edilmişti ve annemin bedeni üzerinde de ayakta duruyordu. Acısı ve korkusu üzerinde. Orası bir hediye
Tahta KurduLayla Martínez · Yan Pasaj Yayınevi · 2023366 okunma