Book Heaven

📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Kalbin öyle gerçekleri vardır ki akıl bunu anlayamaz."
10/10
·224 syf.·
2022 11. kitabı
Norveçli ödüllü yazar Per Petterson’un yazdığı gizlense, Steinbeck’ten pasajlar okuyorum diyebilirdim. Roman; 2003 te Norveç’te yayımlanmış; bizde,Metis yayınları 2007 de Türkçe yayınlamış. Norveç’in eşsiz büyülü doğasının muazzam tasvirleri özellikle hoşuma gitti. 67 yaşında inzivaya çekilmiş bir adamın ağzından, o dönemde tanıdığı bir kişiye rastlamasıyla beraber canlanan anılar, 15 yaş yazında geçen ve aslında onu o yapan olayları dinliyoruz kitapta. Yalın, fakat öyle akıyor ki ve her an ne olacağını kestiremez halde merakla okuyorsunuz. “İnsanlar onlara bir şeyler anlatmanızdan hoşlanıyorlar, mütevazı ve güven veren bir ses tonuyla yeterince şey anlatırsanız sizi tanıdıklarını sanıyorlar, ama aslında tanımıyorlar, sizin hakkınızda bir şeyler öğreniyorlar sadece, çünkü öğrendikleri şeyler olgular, duygular değil; herhangi bir şey hakkında ne düşündüğünüzü, başınıza gelenlerin ve verdiğiniz kararların sizi nasıl siz yaptığını bilmiyorlar. Onların yaptıkları şey kendi duyguları, düşünceleri ve tahminleriyle boşlukları doldurmak, sizinkiyle çok az ilgisi olan yepyeni bir yaşam yaratmak, böylece artık güvendesiniz. Siz istemedikçe kimse size dokunamaz. Yalnızca kibar olmak, gülümsemek, paranoyakça düşünceleri kafalarından uzak tutmak gerek, çünkü ne tür bir oyun oynarsanız oynayın sizin hakkınızda konuşacaklar, bundan kaçamazsınız ve zaten siz de aynısını yapardınız.” “Ama bir önemi yok. Kendimi göstereceğim çok fazla insan yok ve tek bir aynam var. Dürüst olmak gerekirse aynadaki yüze hiçbir itirazım yok. Onu tanıyorum, kendimi tanıyabiliyorum. Daha fazlasını da bekleyemem zaten.” “Yaşamını yitirmek, sanki elinde bir yumurta varmış, sonra yumurtayı bırakmışsın, yere düşüp kırılmış gibi; bu duygunun başka bir şeye benzemediğini anladım. Ölmüşsen ölmüşsündür, ama tam
Edebiyat
At Çalmaya GidiyoruzPer Petterson · Metis Yayınları · 20211,488 okunma
Puan vermedi·78 syf.·
2022 10. kitabı
Kasaba halkından çok sıkılan, herkesi aptal kültürsüz cahil bulan doktor hasta diyalogu. (İlber Ortaylı, Michael Jackson lisanı: Cahil) Son dönemlerde moda olan, güncellik kazanan Stoa felsesine değişik bir eleştiri getirmiş o günlerde Çehov. Kitap konusu itibarıyla karamsar, trajik bir kitap. Ama sonuçta bir üstat yazmış. Not: Beni Türk hekimlerine emanet ediniz #alıntılar "Evinin hemen yanındaki hastane binasında insanlar acı çekiyor ve pislik içinde kıvranıyorlardı. Belki biri böceklerle uğraşmaktan uyuyamıyordu, bir başkası yılancık hastalığı kapmıştı ya da bandajı çok sıktığı için bağırıyordu, belkide hemşireler hastalarla birlikte kağıt oynayıp votka içiyorlardı. Yıllık resmi raporlara göre oniki bin insan kandırılmıştı. Hastane yirmi yıl önce olduğu gibi bugun de hırsızlık, pislik, dedikodu ve şarlatanlık yuvasıydı. İçindekilerin sağlığını ciddi derecede tehdit eden, ahlaka aykırı bir kurum. Altıncı koğuşun demir parmaklıkları ardında Nikita'nın (hasta bakıcı) hastaları bayıltana kadar dövdüğünü ve Moyseyka'nın(hasta) hergün dışarı çıkıp sadaka istediğini biliyordu" "Zarar verici bir hastanede çalışıyorum ve maaşımı insanları kandırarak kazanıyorum. Dürüst değilim ama düşününce, tek başına ben de bir hiçim, yalnızca kaçınılmaz toplumsal kötülüğün bir parçasıyım. Bütün yerel yetkililer zararlı ve maaşlarını hiçbir şey yapmadan kazanıyorlar.. Yani sahtekarlığım için suçlanması gereken ben değilim, asıl sorumlu yaşadığımız bu zamanlar. "
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Kapra Yayıncılık · 202187,4bin okunma