Book Heaven

Bakalım başka ne gibi tanımlar duyacaktım Düşmanlar, suçlular, işçiler vardı ve bunlar da asilerdi demek! Asi kelleri kazıklar üzerinde epeyce uslu görünüyorlardı." s.89
Sayfa 89 - türkiye iş bankası kültür
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Ağzının ardına kadar açıldığını gördüm. bu ona garip bir oburluk vermişti, sanki bütün havayı, toprağı, karşısındaki adamların hepsini yutmak istiyordu." s.90
Sayfa 90 - türkiye iş bankası kültür
Tekneyi fildişiyle doldurduk ve epeycesini güverteye yığmak zorunda kaldık....'benim fildişlerim' deyişini duymalıydınız...herşey ona aitti, ama bu önemsizdi. Önemli olan onun neye ait olduğu, hangi karanlık kuvvetlerin onun üzerinde hak iddia ettiğiydi." s.74
Sayfa 74 - türkiye iş bankası kültür
Çalışmayı hiç sevmem -zaten hiç kimse sevmez- ama çalışmanın insana kendini bulma şansı vermesini severim. Kendi gerçekliğini -başkaları için değil, kendisi için- başkalarının asla bilemeyeceği şeyleri keşfetmek için. Diğerleri sadece işin gösteri kısmını izleyebilir ama gördükleri şeyin gerçek anlamını asla bilemezler." s.43
Sayfa 43 - türkiye iş bankası kültür
Puan vermedi·136 syf.·
2022 1. kitabı
Joseph Conrad'ın ,1899'da yayınlanan bu romanı; sömürgecilik, emperyalizm ve kullandığı izlenimci yeni edebi dille zamanında büyük yankı uyandırmış ve günümüze kadar uzanan tartışmalara yol açmıştır. Modernitenin en önemli özelliği, biliyorsunuz, medeni(!) birtakım ülkelerin, geri kalmış ülkelere medeniyet(!) götürmesidir. Bu medeniyeti götürürken de istila ettikleri ülkelerin yeraltı, yerüstü tüm kaynaklarına egemen olmak temel amaçlarıdır. Yazarımız Conrad da kendi Kongo gezisini roman kahramanı Marlow'un ağzından anlatmış. O dönemde fildişi ve kauçuk vergisi ödemeyen siyahiler askerlerce öldürülüyor kesilen el ve ayakları öldürdürüldüğüne kanıt olarak beyaz komutanlara götürülüyormuş. Aralarında binlerce çocuk el ve ayağı var. Fotoğrafçılığın yaygınlaşmasıyla bu zülmün görüntüleri dünyaya yayıldıkça insanlar tepki göstermeye başlamışlar. Conrad (yada Marlow) bir İngiliz olarak orda bulunsa da sadece İngiliz zulmü yok romanda, Fransızların boş kıyıyı nasıl top ateşine tuttuğuna şahit olunca o bile hayretler içinde kalmış. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları çok nitelikli çevirmenlerle çalışıyor. Ve çevirmenin önsözü kitabı daha bilinçli okumanızda sizin bilgi sahibi olmanızı sağlıyor.. Çevirmenin söylediğine göre 1975'te Nijeryalı bir yazar, Conradı emperyalist sömürünün kötülüğünü iyi anladığını fakat bunun ardındaki ırkçılığı o dönemde henüz idrak edemediğini belirterek eleştirmiştir. "Tekneyi fildişiyle doldurduk ve epeycesini güverteye yığmak zorunda kaldık....'benim fildişlerim' deyişini duymalıydınız...herşey ona aitti, ama bu önemsizdi. Önemli olan onun neye ait olduğu, hangi karanlık kuvvetlerin onun üzerinde hak iddia ettiğiydi." s.74 "Bakalım başka ne gibi tanımlar duyacaktım Düşmanlar, suçlular, işçiler vardı ve bunlar da asilerdi demek! Asi kelleri
Edebiyat
Karanlığın YüreğiJoseph Conrad · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20205,5bin okunma