Sıradanlıktan uzak olan Stefan Zweig’ın bu öyküsü bana kalırsa okuru hemen kendisine çekiyor böylece bir an bile bırakmadan bitirebiliyosunuz.Yazar bu kitabında karşılaştığı bir adamın,Malezya halkında rastlanan bir tür öldürücü sarhoşluk olan Amok koşucusu olarak kendisinden yardım isteyen bir kadınla yaşadığı acı bir deneyimini anlatıyor.Kesinlikle Bi lokmalık
“Zaten işkence nedir?İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça,işkence sade bir fizyoloji meselesidir.Etlerimiz,sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar.Sonra tabiat ne emrederse,o olur.Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir.”
Yazarın okuduğum ilk öykü kitabı.Sabahattin Ali nin neden “Sabahattin Ali” olduğu her eserinde daha iyi anlaşılıyor diye düşünüyorum,zamanında yasaklanmış olan bu kitap esasen devlete başkaldırıyı ve bireylerin kendi başına buyruk buna karşın mutlu yaşadıklarını anlatıyor.Her öyküsü bir ders niteliğinde sonunda uzun uzun düşündürüyor.Bana kalırsa herkesin kendi dersini çıkarabileceği öyküler bunlar.Dili oldukça yalın,akıcı.Keyifle okudum,Sabahattin Ali severlerin okumasını gereken bir kitap, tavsiye edilir.
Sırça KöşkSabahattin Ali · Parodi Yayınları · 201969,7bin okunma