Bıraksam diyorum kendimi boşluğa.
Anlatsam derdimi yoldan geçen yabana.
Bir kaldırımda
Ağlasam mesela ,
Bir kediyle konuşsam .
Sonra ağlasa gök benimle
Karışsa tenimdeki yağmurla
Hüznümü toprağa akıtsa ,
Yeşerir bin orman tek damla yaşımla.
İrem Tunç
Paslı parmaklıklar arası, zindandayım,
Burada kaçıncı ayım?
Kendimi bile bilmediğim zamanlardayım,
Mevsimlerden bi haberim ...
Muhtemelen şuan gece,
Gardiyanların ayak sesleri kesildi ,
Kararım verildi.
Bir sevdiğim vardı bilmem kaç sene önce,
Gelirdi görüşe , sevinirdim onu görünce.
Saymadım kaç vakit oldu
gelmeler de kesildi .
Acep yarim ellere mi meyletti ?
Tek hücreli bir zindandayım ,
Etrafım dört duvar.
Karanlığıma yoldaş olan çayım var
Bir de boynuma dolanan günahın
Sebebi olan,
Sır..
Muhtemelen yarınım yok,
Bunlar son saatlerim..
Bir annem vardı sahi
Yüzü çocukluğumdan
Hatrımda kalan...
Kalemim kırıldı, vuslat yakın anam.
Avluda sırdaşım, çınar var.
Gökyüzünde umudum, kırlangıç ...
Naraları içime attığım günlerdeyim
Berfinlerin güneşe baktığı ölümlerdeyim
Sevda biriktirip bahara, güze küsmelerdeyim Çıkmazlardayım yarına,
Biraz da içtim araflardayım.
Yüreğime yağmur düştü, saçlarıma aklar
Yarıya değil yaraya kadar yaşanmışlıklar,
Bir de üstüne ayrılıklar...
Sor beni sor yüreğine anlar ,
Biraz da içtim ondan bu sanrılar.
Biraz da değil çok içtim...
İçtikçe kendi ederimi biçtim
Aslında ben bir hiçtim .
İyi değilim olmadım da
Bilemem belki kavuşamam da sana
Çıkmazlardayım yarına.
İrem Tunç