Saçları beline uzanan koyu kahve kadının,
Kirpiklerinden okunur yorgunluğu.
Hissiyatlı makyajı saklayamazdı durumu .
İri ela gözleri düşünceli,
Üşür elleri ,hep soğuktur teni.
Tebessümüyle ısıtırdı içimi
Rahiyası kiraz çiçeği kokar ,
Andırırdı baharın gelişini.
O kadın bir başkaydı ,
Aşktı hep zihniyeti.
Severdi sakin müziği ,melankoliyi
Şiir yazardı , şiir kadın
Dengesizdi lakin
Dengesizliğiylede hoş
Ben bir ona sarhoş.
Uğurlu çiçeğiydi bodrum papatyası
Sevdiği renk beyazdı , giydiğinde kirletmeden durmazdı.
Son kez giymişti beyaz,
Şimdi semada yatmakta kadın.
Tebessümünde güneşi getiren,
Mâteminde zifiriye boğan ,
Baharı kendiyle götüren ,
Beyaza düşman eden ,
Bir kadın sevdim beni şiirlere küstüren.
İrem Tunç
Anlaşılmak için dil mi dökmeli?
Dinlenmek için bir yerin yamacına mı sığınmalı?
Sessizliğinden anlaşılmaz mıydı insan ,
İlla anlaşılmak için yormalı mıydı kendini?
Gözlerin mahmurluğundan anlaşılmaz mıydı insan,
İlla dinlenmek için parçalamalı mıydı kendini?
Oysa anlaşıldığı yerde dinlenirdi yaratılmış olan.
Sevilmek için sevi mi bilmeli?
Saklamak için gizi mi seçmeli?
Sevi bilmeden sevilemez miydi insan,
İlla sevilmek için ziyan mı etmeliydi kendini?
Giz dokunmadan kalbe, saklayamaz mıydı insan,
İlla gizlemek için kaçırmalı miydi kendini?
Oysa sevildiği yerde saklanırdı yaratılmış olan.
İrem TUNÇ