Cemiyet içinde aldıkları mevki ve vazifenin onlara verdiği şahsiyet, tabiatın şekil verdiği asıl benliklerini o kadar gölgelemiş,seneler geçtikçe o kadar gerilere itmiş, boğmuştur ki, kendileri bile bu asıl benliklerini aramaya kalksalar,herhalde içlerinde karanlık bir boşluk,bir kargaşalıktan başka bir şey bulamayacaklardır.
Üstelik,aleyhinde bulundukları sistemin kendilerini,bu dertleri ortaya dökmek ve bunlara bir çare bulmak için savaşanları ezmek işinde kullandığını bile fark etmiyorlardı.
Sınırlar kadar hiçbir kısıtlamadan sıkılmadan sıkılmadım ve ve kendi sınırlarım içinde sınırsızlığımı kurdum.Hiç değilse bana özgü bir sınırsızlık,kendi suskun,kendi çığlığımın sınırsızlığı.