‘’Anlamak için, yaralanmayı göze alıp yaklaşmak, gözünün kenarındaki çizgiler arasında kendine bir yer edinmek, o çizgilerin her birinin kaç yıl, kaç acı, kaç hayal kırıklığı, kaç yitim, kaç sızı ettiğini hesaplayıp yerleşmek göz kenarına…’’
‘’Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi.
Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında, ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği Sarı-Özek uzar giderdi…’’