İsme gerek yok

İsme gerek yok
@Isimsiz_bir_insan
Kahve Arası :) Okumanızı İsterim
Burada, İtalyanca bir deyim olan “Dolce far niente” yi kullanarak, modern dünyanın telaşına karşı bir duruş sergiliyorum. Bu ifade, “Hiçbir şey yapmamanın tatlılığı” şeklinde çevrilir ve aslında “tembellik” anlamına gelmez; aksine, varlığın akışına kendini bırakmayı, o “an” ın tadını çıkarabilmeyi anlatır. Burada sadece boş durmaktan değil, bilinçli bir dinginlikten, kendimle baş başa kalmaktan ve hiçbir zorunluluk hissetmeden hayatı seyretmekten bahsediyorum. İçinde bir “yavaşlama” felsefesi var; zamana, beklentilere ve sürekli üretme baskısına karşı bir başkaldırı gibi. Açılımı şu: — “Dolce far niente”, ruhun nefes aldığı, zihnin yüklerinden arındığı bir alandır. — Hiçbir şey yapmamak, aslında kendine en çok yaklaştığın andır. — Dış dünyanın dayattığı başarı, koşuşturma ve üretkenlik algılarına meydan okumaktır. — İnsan ancak o tatlı boşlukta kendisini gerçekten duyar ve varlığının tadını çıkarır. Benim bakış açım, bir şiir dilinde içsel bir inziva çağrısı gibi. Hayatın gürültüsü içinde yavaşlamayı, durmayı, ve sırf “var olmayı övüyorum. Buraya kadar okuduysan yorumda buluşalım ✍🏻 Ahmet Taş 😇🎩
Ahmet Taş Düşüncesi
İsme gerek yok
Çok güzel
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kadın olmak...
Merhaba...ben Beyza. Bu ülkenin herhangi bir sokağında yürürken adımlarını hızlandıran, gece yalnız kalınca anahtarını parmaklarının arasına alan kadınlardan biriyim. Bugün bu cümleleri sadece kendi adıma değil; Emine için, Özgecan için, Pınar için yazıyorum. Yaşamak isteyen, gülmek isteyen, özgür olmak isteyen tüm kadınlar adına konuşuyorum. Ben uzun zamandır içimde bir şeyleri susturuyorum. Belki alıştım, belki korktum, belki sesimi duyuramayacağımı düşündüm. Ama artık sustukça içim kanıyor. Çünkü her sessizlik başka bir kadının yok sayılması oluyor. Neden hep kadınlar katlediliyor? Bunu hiç düşündünüz mü? Bu yıl tamı tamına 216 kadınımız katledildi. Hem de sokaklarda elini kolunu sallayarak gezen yavşaklar tarafından. Hayır küfür ettiğim için özür dilemeyeceğim. Hak ediyorlar hatta daha fazlasını... Ben 14 yaşımda bir kız çocuğuyum, sokaklarda özgürce dolaşmak benimde, bizlerinde hakkı öyle değil mi? Ama neden dolaşamıyorum, Neden her güldüğümde insanlar ayıplayıcı bir şekilde bakıyor? Neden kısa bir şeyler giydiğimde karşı cinslerin gözü bana kayıyor? Neden bir kadın tecavüze uğradığında "Adamı o ayartmıştır" deniliyor? Neden ben dışarı çıktığımda yanımda biber gazı taşımak zorunda kalıyorum? Neden ben namussuz taraf olarak görülüyorum? Neden ben ölüyorum? sorun bizde mi? SORUN BİZDE FALAN DEĞİL! SORUN BU AHLAKSIZ , CAHİL, ADALET BİLMEYEN, HER ŞEYİ YARGILAYAN , İĞRENÇ FİKİRLERE SAHİP OLAN O TOPLUMDA. "ARTIK YETER!" Bu iki kelime, yıllardır susturulan kadınların en derin haykırışı. Sokakta yürürken arkasına bakmak zorunda kalan kadınlar... Giydiği kıyafetle değil, taşıdığı canla, fikirle, hayalle var olmak isteyen kadınlar… “Hayır” dediği için öldürülen Emine Bulut, boşanmak istediği için katledilen Münevver Karabulut, Leyla, Rana, Gonca...Bu liste uzayıp
İsme gerek yok
Çok doğru