Sınır kasabaları pek hoş yerler değildir. Sınırın her iki tarafındaki ülke için de en kötü şeyler buralarda olur ve Amerikan olan her şey sınır kasabalarında neon bir üzüntü kaynağı haline gelir.
Başlarında uzun beyaz şapkalarla yemek pişiren beyaz üniformalı zenci adamlar vardı ama restoranda yemek yiyen tek bir zenci yoktu. Sanırım zenciler sabah erken saatte uçağa binmiyorlar.
Bu zor dakikayı atlattıktan sonra ikimiz de yapmakta olduğumuz şeye karanlığın içinde gülümsedik. Birbirimizin tebessümlerini göremiyorduk ama orada olduklarını biliyorduk ve bu da bizi, binlerce yıldan beri karanlık gecelerdeki tebessümler, yeryüzünün dertli insanlarını nasıl rahatlattıysa öyle rahatlattı.