"Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik: fakat onlar bizi yoldan saptırdılar. Rabbimiz! On lara iki kat azab ver, onları büyük bir lanete ugrat, der ler. " (33/67-68) dediğinde, hemen bu noktada müslümanlara: "Bir günahkarın ve bir zalimin arkasında bile namaz kılabilirsiniz" demek için bir hadis orta ya atılır. Halbuki, namazı, özellikle Cuma namazını kıldırmak, halifenin ilk vazifesiydi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İslamcılık" diye adlandırılabilecek şey, bugün İslam'ın bir hastalığıdır; çünkü o, bütün peygamberler vasıtasıyla Allah adına açık, evrensel ve ezeli ahlak yolu olan şeriatı, her devirde o devrin meselelerini çözmek için şeriatın ilham ettiği yasayla karıştırıyor.
Şu soruyu sormadan geçmek mümkün değil: X. yüzyıldan XIII. yüzyıla kadar üç asır zarfında kültürün bütün sahalarında yaratıcı ve öncü olduktan sonra, XV. yüzyılda tarihde İbn Haldun ve günümüzde nükleer fizikte Muhammed Abdusselam gibi bazı istisnalar hariç, müslümanların niçin büyük bilimsel gelişmelerin hiçbirinde payları olmadı?