sen geldin benim deli köşemde durdun
bulutlar geldi üstünde durdu
merhametin ta kendisiydi gözlerin
merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
konuştun güneşi hatırlıyordum
gariptin yepyeni bir sesin vardı
bu ses öyle benim öyle yabancı bu ses
saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı
çaresizlik ve tehlike ânları vardır ki, o zaman çırpınmaya ve haykırmaya gelmez. batar insan ve boğulur, marifet o anları geçirmektir. sonrası gittikçe kolaylaşır. kadere teslim olmak lazımdır o ânlarda. menfi, miskin, aciz bir tevekkül değildir bu. anlıyor musun? isyanın tekniğidir. yani sabırdır
"her şey çok yetersiz senin için
her şey sana çok fazla
ayıklarsan ayık durabiliyorsun
aranı açıyorsun kendinle
eşyayı araladıkça
uyanmanın bedeli serapları fedadır
uykuyu tadayım dersen kâbusa dalmak pahasına"
hayvan, aç veya hayati tehdit altında olduğu zamanlarda tehlikelidir. insan ise tok ve güçlü olduğu zaman tehlikelidir. kıyaslanamayacak kadar çok daha fazla suç, mahrumiyetten değil tokluk ve taşkınlıktan işlenmiştir.