sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı
bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı
(siz böyle olsun istemezdiniz)
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı
siz geriş zamanlar umuyordunuz
çirkin dar vakitlerde sevginizi söylemek
yılların telâşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi
gizli bahçenizde açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız
vermeyi az buldunuz
yahut vaktiniz olmadı
şimdiye kadar zihninde iyice yerleşmiş ne varsa sarsılıyordu. Gencin ballandıra ballandıra anlattığı şeyler ve yaşadığı maceralar, bütün gelenekleri yerle bir ediyordu. Onun zahmetsizce anlattığı tehlikeler ve güler yüzü karşısında hayat, artık ciddi çabalardan, denetim ve kısıtlamalardan ibaret olmaktan çıkmış; oynanıp altüst edilicek, kaygısızca yaşanıp keyfi çıkarılcak, sonra da umursamadan kenara atılacak bir oyuncak hâline gelmişti. Kızın içinde çınlayan çığlık""oyna o halde!" diyordu.
değil mi ki her devrim büyük bir aşk hikayesinin dipnotu mesabesindedir. değil mi ki arz üzerinde her aşk hikayesi yarım kalmaya makhumdur. değil mi ki büyük hikayeler, kusursuzlukla değil, eksiklikle malûldür.