Dilek

Dilek
@Iza1000k
Birçok kitap olması bir gerekliliktir, vasat kitaplardan bahsediyorum çünkü onlar gerçekten önemli olan kitapları, şanssızlığımızın lanetli mağaralarını, kışın açan o sihirli çiçekleri aç gözlerden korurlar. Roberto Bolano
Puan vermedi·364 syf.··
2021 267. kitabı
Bu Kitap hakkında inceleme yapabilmek için, yazarın iki eserini daha okuduğumu, sadece Lolita üzerinden bir değerlendirme yapmadığımı itiraf ederek başlayayım. Hassas bir konu olduğunu düşünürsek, objektif olabileceğime dair öz güvenimin çıtası oldukça düşük seviyelerdeydi çünkü. Tahmin edileceği üzere okunması oldukça zor, yorucu bir kitap.. Öyleyse neden okuyoruz böyle bir içeriği? Evet kimse bizi zorlamıyor, okuyalım diye kafamıza silah dayamıyor neyse ki. Ancak gelin görün ki böyle bir konu, "Özendirmeden nasıl anlatılır?" merakı, bizi kitabı okumaya itiveriyor, kendimizi durduramıyoruz. Çünkü bu gerçekleştirilebilirse müthiş başarı olurdu bir yazar için, bir insan için. Klasik bir okur olarak da bu başarıya tanık olma isteği ile başladım Nabokovu okumaya, hatta öyle ki yazarı ilk Lolita ile tanıma cüretini gösterdim. Yazarımız, anlatımdaki ustalığı ve parlak zekası ile sizi hemen yakalayıveriyor, ilk cümleden kiminle dans ettiğinizi anlıyorsunuz. Bu konuda emin ellerde olduğunuza güvenerek Nabokov ile yolculuğa çıkabilirsiniz. Lolita adlı eseri, içerik olarak, kendimce üç aşamaya ayırdım; 1. aşama; karakterin hiçbir savunmaya girmeden, çürümüş bir organizma olduğunun kabulü ile başlıyor, başlangıçta biz bağnaz okurlara kolaylık olsun diye olsa gerek. (yazar gerçek bir insan sarrafı çünkü bunu cebimize koyalım, okuru nasıl kendinden uzaklaştırıp, nasıl tekrar kendine çekeceğini çok iyi biliyor) 2. aşamada karakterin ham tutkusuna tanık oluyorsunuz; 9-12 yaş arasında Lo adlı, supericiği adını verdiği bir kıza nasıl tutku ile bağlandığını, akla hayale gelmez tabirlerle okumaya başladığınızda, yola devam edebilmek için kendinizi teskin etmeniz gerekecek, özellikle bir ebeveyn iseniz işiniz biraz daha zor olabilir. Ama ipleriniz yazarın elinde malum, çağrınıza
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,521 okunma
Reklam
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 286. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2021 16:49
Nobel Ödüllü öykü kraliçesi canım Munro' nun yine severek okuduğum bir kitabı daha. Bu yazarı araştırdığınızda karşılaşacağınız ilk cümle, Kanada'nın Çehov'u tabiri olacaktır, Çehov'un dehasını tartışmaya ve bir kıyas yapmaya yüreğim olmasa da, Munro' nun yazdıklarında çok daha farklı bir tat olduğunu söyleyebilirim. Tanıdık tavrı mı, bu kadın kesin Anneannemi bir yerlerden tanıyor olmalı diye düşündürmesi mi, samimi yaklaşımı mı, kendini okura beğendirmeye çalışmayan, öykülerinde mutlu sonu aramayan dik tavrı mı, sayfalardaki o buruk ve melankolik hava mı, nedir kapıldığım adını koyamadım inanın. Farklı on bir öyküden oluşan, birbiriyle ilişkili, otobiyografik özellikler taşıyan bir anı-roman okuyoruz. Kitap, adını içinde yer alan öykülerden biri olan, Castle Rock Manzarası' ndan almış. Benim en sevdiklerimse İşçi Kız ve Babalar adlı iki öyküsü oldu. Yazar İskoçya asıllı atalarının 18. yüzyılda Kanada'ya göç etmesini anlatır ve ailesinin izini sürerken; o dönemdeki toplum yapısını, çalışma şartlarını, kadınlara bakışı da gözler önüne sermiş. Bahsi geçen bu bol önyargılı, eski mi eski, geçmiş gitmiş dönemlerin, bize hala oldukça tanıdık geliyor olması, işin en üzücü yanı tabi. Eğer ki birbirinden çok net ayrılan başlangıç-son döngüsü okumaktan hoşlanıyorsanız, yazar sizi biraz şaşırtabilir; "Bunu niye anlattı ki şimdi?" gibi bir sorgulamaya girişebilirsiniz. Yoğunlaşarak okunmalı, çünkü karakterlerin duygu durumlarını yakalamak biz okurların göreviyken; süsten uzak, oldukça yalın cümleler, düşündüğümüzün aksine işimizi pek kolaylaştırmıyor. Nihayetinde belki de öykülerden oluşması nedeniyle de çok sürükleyici değilse de, tam isabet tespitleri nedeniyle çok iyi anlaştığım, neredeyse bir sinek vızıltısı ya da uğultudan ibaret olan o belirsiz duygu ve düşünceleri
Castle Rock ManzarasıAlice Munro · Can Yayınları · 201639 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
İza' nın Şarkısı en yalın haliyle; birbirlerinin ruhuna ulaşamamış bir anne-kızın hikayesidir. İza, babası öldükten sonra yalnız kalan annesi Etelka' yı yanına alır. Peki bu şekilde artık bir "şehir insanı" olan, o halden anlayan, o başarı timsali Doktor İza, annesine iyilik mi yapmıştır aslında, yoksa kötülük mü? "Güçlü görünebilmek" uğruna nelerden ödün verir insan, ve bu "Güç" kelimesinden ne anlaşılmalıdır? Her evladın hamurunda kimi zaman bencil, biraz anlayışsız ve empati yeteneğinden yoksun İza'dan, her annenin yüreğinde de, bazen suskun bir beklenti içinde kıvranan, bazen kırılgan, çoğu zaman küskün Etelka' dan bir tutam bulunuyorken bunu tanımlamak oldukça zor. Kitap değerlendirmeleri kısmında, "Bir kitap okudum hayatım değişti" cümlesi, Szobo'yu okuma listesine hemen eklememe yetti. Haklı bir değerlendirme olduğu muhakkak, ancak ben bunu "Milat" sayabilmek için geç kalmış oldum maalesef. Keyifli okumalar.
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma