- Ne yapıyorsun?
- Salatalık turşusu. Günlerce kavanozları ovalıyorum. Sigara içiyorum. Gazete okumuyorum, televizyon seyretmiyorum. Polisiye okuyorum, bir kitabı bitirince hemen diğerine başlıyorum. Televizyon korku veriyor. Gazeteler de.
Barış ile savaş arasında bir sınır yok. Hep savaş. Televizyonu açıyorsun - herkes haydut ağzıyla konuşuyor: siyasetçiler de, iş adamları da, başkan da; ödenen haraçlar, rüşvetler, avantalar... İnsan hayatı - ayağınla üstüne basıp dağıttığın tükürük. Toplama kampında gibi...
...Her yere "Satın alın! Satın alın!” posterleri yapıştırıldı. İstersen seyahat et, Paris'i görebilirsin... Ya da İspanya'yı... Fiesta... boğa güreşi... Hemingway'den okumuştum bunları, okumuş ve bunları asla göremeyeceğimi anlamıştım. Kitaplar vardı hayatın yerine... Mutfaktaki gece sohbetlerimiz böyle bitti ve mesailer, fazla mesailer başladı. Para özgürlükle eşanlamlı hale geldi...