Dilek

Dilek
Yanlış kitap yoktur. Asıl yanlış olan, kitaplardan korkmaktır. B. Malamud
10/10
·120 syf.·
Beğendi
·
2020 107. kitabı
"Ben hep geç kaldım. Sevmeye geç kaldım. Görmeye geç kaldım. Affetmeye geç kaldım. Yaşamaya geç kaldım. Geç kalmak, benim göbek adım. Ve gelince taa yetmiş üç yaşına; her ne yaptıysan, tüm yaptıklarının, yerini bulduğunu görüyorsun. Her ne yaptıysan başka türlü yapılamazdı. Ama ya yapmadıkların ?" Tuhaf bir intihar mektubu bırakarak hayatına son veren Bora'nın cenazasi, New York'dan İstanbul'a getirilirken, bu ölümün çevresinde gelişen olaylar anlatılır. Kitaptaki kahramanlarımız, bu intihardan bir şekilde etkilenen ve neredeyse pamuk ipliği ile birbirine bağlı olan insanlardır. Böylesine güçsüz bir bağa rağmen, bu hayatların birbirine olan muazzam etkisini, şaşkınlıkla okuyorsunuz. Gördüğünüz, bildiğiniz, yaşadığınız her şey, öykülerinde kolaylıkla kendine yer edinmeyi başardığı için, yazar size çok "tanıdık" gelebilir. Tespitleri ve ifadeleri çok başarılı, oldukça uyanık, zeki bir mizaca sahip. İyi ki okumuşum dediğim öykücülerin arasında yerini aldı bile, hem de ilk kitabıyla..Umarım daha fazla eserini görebiliriz. Tek eleştirim; böylesine gerçek ve ayakları yere sağlam basan bir temele sahipken, okuyucuya absürt bir kurgu okuyacağı hissi veren "kitap isminin", içeriğin zenginliğini vadetmiyor oluşu. Bunun dışında her şey mükemmeldi. Özellikle kitabın sonunda yer alan "Ben Ömer. Garip Bir Adamım Ben" adlı öyküye vuruldum diyebilirim, bununla ilgili oldukça etkilendiğim bir alıntı da ekliyor, fırsat vermenizi tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar. "Dedim ya, garip bir adamım ben... İsyan ederken bile, isyan eden tarafımı da “seyreden” bir yanım oldu hep, kendi yaptıklarımı ve çevremi “seyreden” tarafım. Kimseye de bundan daha kıymetli verebileceğim bir akıl yok. Seyrettin mi kendini, avazın çıktığı kadar bağırarak isyan ederken? Orda mıydın? Ne öğrendin?"
Uçan TabutPınar Eğilmez · Karina Yayınevi · 2017810 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·62 syf.·
Beğendi
·
2020 105. kitabı
"Yaşamım her şeyden daha gerçek ve benim için önemli olduğundan, hayal ürünü kişiler ve olaylar aramaya gerek görmedim." diyerek; kitaplarında öz yaşam öyküsünü anlatan Beat Kuşağı yazarlarındandır. Bana göre çok makul bir karar; çünkü hayal ürünü olarak bile bu kafaya sahip bir karakter yaratılamazdı :) Miller bu eserini, 76 yaşında artık olgun bir delikanlıyken yazmış :)) Bu olgunluğun etkisiyle mi bilinmez, diğer kitaplarından farklı olarak ilk defa ruhtan, aşktan, duygulardan bahsetmeye başlamış; üstelik sağlam bir mizah anlayışı ile... Yani kullandığı dil, diğer kitaplarına kıyasla daha yumuşak, naif; bu kez okuyucuya sataşmıyor, onu kışkırtmıyor. Aşık olup evlendiği japon bir hanıma ona olan duygularını, birazcık da japon kadınlara olan merakı ile sentezleyerek anlattığı 60 sayfalık kısa ve samimi bir eser. Eğer yazarla tanışmadıysanız ve yeraltı edebiyatını çok kolay okuyamıyorsanız, alıştırma için iyi bir başlangıç olabilir. Ancak bu durumda da, onun hayatındaki aşamaları ve değişimleri ıskalamış olacağınızdan, biraz ağır gelse de, "Yengeç Dönencesi" adlı kitabı ile kendisini tanımanızı tavsiye ederdim. Son olarak "Kadınlar" ile ilgili özlü bir sözünü de buraya eklemek isterim; "Kadınlar ile ilgili yapılabilecek üç şey vardır. Onu sevebilir, onun için acı çekebilir ya da onu edebiyata çevirebilirsin." Keyifli okumalar
UykusuzlukHenry Miller · Notos Kitap Yayınevi · 20162,977 okunma
"Şeytancasına içten ve gerçekçi insan Henry Miller "
8/10
·288 syf.·
Beğendi
·
2020 104. kitabı
"Bir gün kendim hakkında bir kitap yazacağım, düşüncelerim hakkında. İç gözleme dayalı bir çözümlemeden söz etmiyorum...Kendimi ameliyat masasına yatırıp bağırsaklarımı sergileyeceğim...Her şeyi. Var mı bugüne kadar bunu yapan? Ne sırıtıp duruyorsun? Saf mıyım sence? " Evet, yazar sözünde durmuş ve kitabında gerçekten bağırsaklarını sergilemiş :)) Bu nedenle okumak pek kolay değil... "Kendini çalışmaya ver ve saygıdeğer bir yaşam sür" ilkesine doğuştan karşı olan Miller, "Sokakta doğdum, sokakta büyüdüm; insanların ne olduğunu ancak sokakta anlarsınız" diyerek; 1930'lu yıllarda Paris'in arka sokaklarında geçen hayatının bir kesitini kaleme alır ve kitap neredeyse 30 yıl boyunca müstehcen kısımlar nedeniyle yasaklı kaldıktan sonra kült eserler arasında yer edinebilir. Her yasaklı kitapta saklı bir hazine olduğuna dair genel eğilime pek uymasam da, bu gerçek bir hazineydi benim için. Göstermek istediği, Paris'in büyülü yüzünü yaşayan insanlar değil; parasızlık, sefalet içinde, belki hayvani dürtülerle ama özgürce hareket eden, değer yargılarından bağımsız, ham insandır (tüm değerlerden bağımsız olunca insanlık nerede kaldı diyebilirsiniz-ama kitap bitsin istiyorsanız hiç muhalefet olmayın :)) İçerdiği müstehcenliği de işte bu dünyaya ait bir bütünlük içinde kabul etmeli, aksi halde okuduğunuzdan tat alabilmeniz zor, üstelik bu uğurda heba edilecek bir eser değil. Çünkü kitabı bitirdiğinizde aklınızda kalan, bu yüz kızartıcı kısımlar değil; sisteme ve insanlığa yapılan sağlam eleştiriler olacaktır. Sizin de bu eleştirilerden payınıza düşeni almanız şartıyla tabi... Yeraltı edebiyatı seviyorsanız zaten kaçırmazsınız, eğer yeni denemeye başladıysanız hemen vazgeçmemenizi tavsiye ediyor; bu huysuz adamın hayat felsefesini en iyi anlatan iki cümlesini de buraya
Yengeç DönencesiHenry Miller · Siren Yayınları · 20191,063 okunma
"Bu ülkede hiçbir başarı cezasız kalmaz!”
9/10
·368 syf.·
Beğendi
·
2020 85. kitabı
Bazı yazarları keşfettiğinizde, eksik bir parçanızı bulmuş gibi oluyorsunuz, Fakir Baykurt da benim için öyle oldu; işte ben bunları okumak, bu insanların hikayelerini bilmek istiyorum dedim... Çorak ve yoksul Tozak köyünde, yarı deli yarı akıllı yaşlı dedemiz Kır Abbas'ın gözünden, köy ahalisinin türlü fedakarlıklarla kendi kendine yetme çabası anlatılır. Asıl cehaletin; devletten bir şey beklemeden çırpınan bu kaba saba köylülere değil, onların emeğini sömüren anlamsız bürokrasiye mahsus olduğu, çok keskin bir dille ortaya koyulur. Benim için kitabı özetleyen bir diyalog ekliyorum; günümüzde de durum ne kadar farklıdır tartışılır: - Hiç anlamıyorum, bu nasıl hökümet? Bir yandan okul yapıp dönüm dönüm örnek bahçe ayırtıyor, bir yandan da yeşermiş bağı köylünün elinden alıyor! - Onlar da anlamadan yapıyor, kimsenin kimseden haberi yok! Bu devletin adliyesi ayrıdır, mülkiyesi ayrı! Eğitimi, maliyesi,ziraati ayrıdır. Ticareti bir yana çeker, gümrüğü, hariciyesi bir yana! Hepsi bir bütçeden, bir halkın sırtından beslenir, hepsinin başında bir başbakan vardır ama yaptıkları birbirini okşamaz! Bu yüğürür, öteki bozar! Onun için de bu milletin çocuğu olmaz! Karnı göbeği bozuktur sanki. Kaba deyimle böyledir hemşerim! Öncelik vermenizi tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
KaplumbağalarFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20064,700 okunma
3/10
·370 syf.·
2020 78. kitabı
2004 yapımı Butterfly Effect filmi bu kitaptan uyarlama olabilir mi diyerek biraz araştırdım, benzerlik inanılmaz... Eğer uyarlama ise; beklenenin aksine film kitaba göre çok daha başarılı olmuş, eğer uyarlama değilse de filmin vasat bir kopyası olmuş diyeceğim maalesef. Hayal kırıklığına uğradım fazlaca, eğer kurgu bu tarz akıl oyunlarına dayanıyorsa, en azından okuyucuyu biraz daha düşünmeye, zorlamaya teşvik edebilirdi, etmeliydi ya da benim beklentim çok yüksekti. Roman; adından da anlaşılacağı gibi, bir adamın bir şekilde 20 yıl öncesinde kendisini buluyor olması ve sil baştan her şeyi tekrar yaşamak zorunda kalması ile ilgili. Tekrar tekrar ve tabi gelecekte olacak herşeye vakıf olarak. Şans oyunları ve iddia oyunlarında da geleceği görebilmesi gibi( kimsenin aklına gelmez!) derinliksiz bir mevzu üzerinden başlıyor, servet ediniyor vs...kitabın yarısı böyle oldukça öngörülebilir kurgular üzerinden devam etti. Tavsiye edebileceğim bir eser değil maalesef Keyifli okumalar.
Sil BaştanKen Grimwood · Koridor Yayıncılık · 20108,4bin okunma