Emre Ceylan

Emre Ceylan
@JSilverhand
Hiç gerçek olduğunu sandığın bir rüya gördün mü? Ya o uykudan hiç uyanmasaydın rüya olduğunu nasıl anlayacaktın? Son birkaç yılını beni arayarak geçirmiş olabilirsin ama ben bütün hayatımı seni arayarak geçirdim.
İnşaat Yüksek Mühendisi ve Finansal Piyasalarda Okuryazarlık
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul
10 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
5/10
·520 syf.··
2025 1. kitabı
Kitap 500 sayfa, acik soylemek gerekirse ilk 350 sayfasi giris bolumu ve kitap 350.sayfadan sonra acilmaya başlıyor. Hikayesi de ilgi cekici gelmedi. Ornegin 500 sayfa yerine kitabi 350 sayfa yapip giris bolumunu daha kisa tutabilirdi. Yazarin olasiliksiz ve empati kitaplarini buyuk hayranlikla okumus olan benim icin bu kitap hayal kirikligiydi. Ortalama 8 puan verilmesinin sebebide yazarin sevilmesi, yeni bir eserine olan ozlemden kaynaklandigini dusunuyorum. Adam Fawer yeni bir kitap daha cikarirsa temkinle yaklasacagim cunki Oz da iyi bir kitap degildi
MobiusAdam Fawer · April Yayıncılık · 20241,709 okunma
Reklam
Ermiş Kitabına dair
5/10
·55 syf.··
2023 22. kitabı
Kitap, bir şehirden ayrılıp özlemini duyduğu topraklara gitmek uzere olan bilge bir insanin şehirden tam ayrılmak üzereyken, kendisini çok seven halkı tarafından sorulan sorular üzerinden son kez nasihatler vermesini konu aliyor. Verdiği nasihatler, âşk, mutluluk, özgürlük, yasalar, çalışmak vb. insan ve toplumu ilgilendiren temel konuları içermektedir. Daha net anlaşılması açısından islam dinine uyarlarsak, veda hutbesi gibi birşey. Saf nasihat kitabi ve belli bir hikayeyi içermediği icin kitap kısa olmasına ragmen cok baydı. Sonunu zor getirdim. Söylediği nasihatlerin coğuna dolaylı yollardan bilinç altımızda vakıf olunca da ekstra bir aydınlanma yaşatmadı. Verdiği mesajlar güzel lakin, bu yüzyılın insanına ne kadar uygun tartışılır.
İnceleme
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma
İnsan hayatına ve ölümüne dair... (Spoiler İçerebilir)
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
Neyin nesiydi bu? Gerçekten de ölüm müydü? Evet gerçekten o! Peki bu çektiğim acılar niçin? Hiç, öylesine işte... Evet, bir sebebi yok. Öylesine... olması gerektiği gibi, senden önceki kimselere ne olduysa, sana ve senden sonrakilere olacak olan kaçınılmaz gerçek. Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda nice zenginler, hakanlar, toplum tarafından benimsenmiş insanlar ölüp gitti. Hiç düşündük mü bu kaçınılmaz sonun bizim adresimize de uğrayacağını? Çocukluğumuzdan şu anki yaşamımıza kadar kâh güldük, kâh üzüldük, hayat koşturmacasında hedeflerimiz oldu. O hedeflerimize hırçın dalgalar gibi ilerlediğimiz oldu. Hedeflerimizin bittiği yerde yenileri geldi. Kimi zaman hırslarımızın, kibrimizin esiri olduk. Ölüm en yakınlarımızı hatta sıkı sıkıya sevdiklerimizi alıp gitti. Peki biz ne hissettik? Dünyada ne değişti? Anlık duyduğumuz acıdan sonra hayat olduğu gibi kaldığı yerden devam etti, biz yapmaya devam ettiğimiz şeyi mecburen de olsa fakat bunun bizim başımıza hiç gelmeyeceği düşüncesiyle yapmaya devam ettik. Böyle bir gerçeğin varlığını kabul ettik ama kendi varlığımızın sanki bu dünyada sonsuza dek süreceği aldanmacasına düştük. Peki bu duruma ölecek olan yaşlı ya da hastanın gözünden bakmamız gerekirse ne düşünebiliriz? Düşünsenize kendisi bir zamanlar genç, güçlü ya da sağlıklıydı. Şimdi hayatının sonuna gelmiş insanlar, dünyayı ve diğer insanları nasıl görürdü? Onlarla konuşurken, dışarıdaki hayatı izlerken, bir sohbete tanıklık ederken acaba neler hissederlerdi? Tıpkı bir zamanlar kendisinin de yaptığı gibi bizim duyarsızlıklarımıza karşın bizlere ve dünyaya nefretle ederek ve suçlayıcı bakar mıydı? Ben ölüyorum!, öyle durmayın! sıradan bir günmüş gibi davranmayın!, feryat edin mi derdi? Bizden onları ilgisiz bırakmamamızı ve sürekli pışpışlamamızı mı isterdi? Bunu
İnceleme
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Olimpos Yayınları · 202161bin okunma