Neslihan kederle, hayal kırıklığıyla bir sigara yaktı. İyiliğine imanı da ekleyebilse Filozof mükemmel bir insan olurdu, cenneti hak ederdi. Cenneti hak ediyordu ama imansız olduğu için iyiliğinin hiçbir sevap karşılığı yoktu, cehenneme gidecekti. Bu kesin bir bilgiydi ama bu kesin bilginin kullarca dile getirilmesi yasaktı. Şirk koşmak olurdu ki bu da affedilmeyen en büyük günahtı.
"Yeni Ahit için diyebilirim ki daha çok peş peşe yazılmış İsa biyografileri... En çok Vahiy Kitabı'nı enteresan buldum."
"Hepsi vahiydir. Allah'ın vahyi... Peygamberlere vahiy gelmiştir. Tabii öbür kitaplar bozulmuş."
"O değil. Bizim İncil dediğimiz Yeni Ahit dört İncil, yirmi bir mektup, Elçilerin İşleri ve Yuhanna'nın Vahyi olmak üzere toplam yirmi yedi kitapçıktan oluşuyor. Yuhanna'nın yazdığı Vahiy Kitabı enteresan... Bunların hiçbiri Tanrı sözü değil anlıyor musun? İsa'nın hayatını yazmışlar, sonra mektuplaşmışlar. O kadar."
"Senin kitabını da okudum. Gücenmeyesin diye bir değerlendirme yapmamaya karar verdim. Bil ki iman etmedim."
"Ama Kur'an mucize..."
"Beni zorlama istersen. Sonra benim kibirli, küfre düşmüş bir kâfir olduğumu düşüneceksin. İnanmıyorum Neslihan! İnanamayacağım bir kitap... Argümanlarımı sıralarsam gücenirsin. Bütün dindarlar çok alıngandır. Aslında tam tersi olması gerekmez mi? İmanı olan gücenmemeli. Hatta genişlemeli... Hem bir Tanrı'ya inanıyorsun hem de çok öfkelisin... Acaba Tanrı'ya inanmıyor da onu insanları dövmek için bir sopaya dönüştürüyor olabilir misin? Öfkeli inançlıları kabul edemiyorum. Tanrı'yı korumaya çalışıyorsan... Bu da ayrı bir konu... Korunmaya muhtaç bir Tanrı! Bu, Tanrı fikrine aykırı!"
"Yayımlamadan önce kitabı bana getirselerdi iyice bir elden geçirirdim. Dil kötü... Anlatım bozukluklarıyla dolu. Öykü örgüsü hatalı. Sıklıkla tekrarlar var. Maddi hatalar çok. İyi bir editörün elinden geçmeliymiş. Besbelli insanlar yazmış. Üstelik kötü yazmışlar."