Hayatında başından geçenleri ne kadar hayalden sıyrılmış olarak düşünürse düşünsün, vücudu ruh için, dünyayı da vücut için mezar olmaktan başka bir şeye yarar görmemesi, bundan dolayı da ölümü ne derecelerde müthiş, ne derecelerde ızdırap verici olursa olsun, yine de hayata tercih etmesi tabiidir.
Sayfa 137 - Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları·Kitabı okudu
Dilaşub ayılınca vücudundaki fenalığın şiddetine bakarak bir saat önce kavuşamadığı ölümün bir saat sonra hazır bulunacağına hükmetti. Heyhat! Hiç ölüm kendini iştiyakla isteyenleri karşılamaya koşacak kadar merhametli midir? Gönlündeki ümitsizlik yırtıcı canavar gibi içindeki uzuvlardan her birini ayrı ayrı paralar, elem vermekte ölüme eşit mahut baygınlığı iki saatte bir geri gelirdi; bu hallere Mehpeyker'in hakaretleri, alayları, dayakları da eklenince, o gülden nazik vü-cudu sanki taş kesildi, bir türlü yok olup da hayatın azabından kurtulmaya muvaffak olamadı.
Sayfa 116 - Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları·Kitabı okudu