Saat yediye yaklaştığında, endişesi iyice artan Dantès kalbinin üzerine yasladığı eliyle çarpıntıları bastırmaya çalışırken, diğer eliyle şakaklarından akan teri siliyordu. Ara sıra, bütün bedeninde dolaşan ürpertiler yüreğini buzlu bir mengene gibi sıkıştırıyor, o zaman öleceğini sanıyordu. Saatler şatoda hiçbir hareketlilik yaşanmadan geçip gitti ve Dantès ilk tehlikeyi atlattığını anladı; işler yolunda gidiyordu. Nihayet, Müdür tarafından belirlenen saat yaklaştığında, merdivende ayak sesleri duyuldu. Zamanın geldiğini anlayan Edmond tüm cesaretini toplayıp soluğunu tuttu; soluğu gibi atardamarlarının çarpıntısını da durdurabilseydi mutlu olacaktı.
Sayfa 234 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ama büyük fırtınalarda olduğu gibi büyük kederlerde de iki dalga doruğunun arasında bir uçurum vardır, o iğrenç ölüm düşüncesinden vazgeçen Dantès'in umutsuzluğu yerini hızla hararetli bir yaşam ve özgürlük susuzluğuna bıraktı.
Sayfa 232 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ah! Yanılıyorsunuz! Daha az acı çekmemin nedeni acı çekmek için daha az gücümün kalmasından kaynaklanıyor. Sizin yaşınızda yaşama inanç duyulur, sanmak ve umut etmek gençliğin ayrıcalığıdır ama yaşlılar ölümü daha net görürler..
Sayfa 226 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"İki yıl!" dedi Dantès. "İki yılda her şeyi öğrenebileceğimi mi sanıyorsunuz?"
"Uygulamada hayır, prensipte evet: Öğrenmek bilmek değildir; bilenler ve bilgeler vardır: bilenler hafızalarından, bilgeler felsefeden yararlanır."
Sayfa 197 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu