Elvan da İhsan da, ömürlerinde Çorum'dan iki konak ayrılmamışlardı. Padişahın Beşiktaş Muhafızı Yedisekiz Hacı Hasan Paşa Çorum'lu olduğundan, redif toplamasında buranın adamını, askeriye pek sıkıştırmıyordu. Tek tük gidenlerse bir daha geri gelmiyorlar, sanki dumana binip göğe çekiliyorlardı. Elbet yahu! Yemen'e, Fizan'a götürüldüklerinden mecburî çekilecekler. Oraları nasıl bir memleketler. Adamı ter edip tüketen bir memleketler...
Bizim Anadolu'muzda, Allah sayesinde, bir de padişahımız sayesinde bitsiz yer yoktur. Hem de bizim bitlerimiz gayetle zorlu bitlerdir. Kendin bilmez değilsin ya, bizde adam etiyle geçinen bitler olur ki, değme pehlivanın gücü yetmez. Biz berber esnafı olduğumuzdan bitin çeşidini görmüşüz.
-Böyledir! İnsanoğlu, bolluğu da unutur, kıtlığı da... Türkçesi, o yıl ekin, toprak oldu yeryüzünü kapladı. Ekin çoksa bizim köylümüz azar. Efelenir ki önüne geçilmez. Başka zaman yerinden kalkamayanları, bolluk yıllarında Haley'den geri çekemezsin.