Caner

Caner
@Jackyboy
Modern klasikler, savaş ve insan doğasına dair yazılmış her şey. Dijital Arşiv
Üniversite
İstanbul
61 kütüphaneci puanı
461 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·152 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 18:33
Bu eserin yazıldığı dönem her gün yeni bir keşfin ortaya çıktığı ilimde, irfanda, fende ve teknolojide her yeni bir günde bambaşka yeni bir aygıtın tanıtıldığı yıllardır. Hüseyin Rahmi Gürpınar bu eserinde tam da işin özünde bu nokta üzerinden ilerlemek suretiyle toplumun ve devletin; eğitimde ve ilimde ne noktada olduğu ve bakış açısının insanlar nezdinde nasıl bir seviyede olduğunun anlatımını eleştirel bir düzeyde yapmaktadır. Haliyle bu dönemde astronomide de hızlı bir ivme yakalanmış çeşitli matematiksel hesaplar neticesinde Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpacağı söylencesi hızla yayılmıştır. İstanbul’un sıradan bir mahallesinde gazeteci İrfan Galip çeşitli konferanslar ile halkı bilhassa kadınlar topluluğunu bu noktada bilinçlendirmek ister. Fakat bunu yaparken yazar yine o bilindik tarzı ile işi muzipliğe döker, yer yer alaycı dil kullanır. İrfan Galip karakterinin geçmişin intikamını devreye sokmasıyla birlikte olaylar bambaşka bir hal alır. Kitap genel anlamda toplumun cehaletini konu edinmek ile beraber uygarlık eleştirisi yapıyor. Toplum ve devletin ilim ve irfan noktasında atıl ve ilgisiz kalması ve yeterince bu hayati meselenin üzerine düşmemesine değiniyor. Bir diğer açıdan kadın karakterlerin çeşitliliği ve karşılıklı diyalogları absürt bir komedi şeklinde ilerliyor. Ama en önemlisi hikâyedeki kadın karakterlerin son derece önemli hayat ve memat meselelerinde dahi olayları gerçek bağlamından uzak ve kopuk bir şekilde irdelemeleri aynı zamanda çıkarımlarında son derece alakasız ve çok basit kalmaları eserin ana hatlarını oluşturuyor. Toplumun bilinçlenmesine yönelik, cehalete karşı bir eğitim seferberliği bağlamında yazılmış toplum ve birey eksenli bir eser. -Doğacak evladını hayatın nimetlerine erdirmek için zamanın gelişmelerine uygun mektep
1000Kitap
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·496 syf.··
2026 14. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 23:18
Bu eser, bizzat Hitler'in emrinde bulunmuş iki yaverinin Sovyet istihbaratı tarafından yapılan sorgulamalarıyla oluşturulmuş, redakte edilmiş ifade tutanaklarıdır. Otto Günche ve Heinze Linge; 12 yıllık Hitler iktidarında ve savaş boyunca bizzat Hitler'in yanında, olayların içerisinde olmuşlardır. Kısacası; olayların içerisinde olup kendi gördükleri ve duyduklarının ve aynı zamanda yaşadıklarının anlatımıdır bu kitap. Özellikle Berlin Savaşı'nın son günlerinde umut ve ümitsizliğin bir arada, arka arkaya yaşandığı, psikolojik yıkımların gerçekleştiği yer altı sığınağı Führerbunker'de yaşanılanların anlatıldığı kısımlar; kaotik hali ve bunaltıcı atmosferi son derece canlı ve açık bir şekilde resmediyor. Sadece bu da değil; birçok önemli ismin ızdırapları ve kurtuluş mücadelesi dehşetengiz bir biçimde anlatılıyor. Not: Özellikle Profesör Henrik Eberle’nin neredeyse her sayfanın altına iliştirdiği dipnotlar ve kitabın sonundaki kısa ama oldukça detaylı özeti takdire şayan.
1000Kitap
Hitler KitabıHenrik Eberle · NTV Yayınları · 2009149 okunma
Savaş Yıkım Çöküş
8/10
·458 syf.··
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 05:40
Yıkılmakta olan Reich’ın merkezinde verilen var olmak ve yok olmak mücadelesinde son günlerin romanıdır Berlin. Bir taraftan Rus orduları Berlin’e girmiş ve sokak sokak Berlin’i ele geçirmektedir. Diğer yandan teslimden kaçınan ve son adamına kadar mücadelede kararlı bir Alman direnişi vardır; fakat bunlar ile beraber Berlin içerisinde milyonlarca sivil de kapanın içerisine sıkışmıştır. Berlin mücadelesinin son günlerini ve devamında olup bitenleri Theodor Plievier tanıklıklar gözünden kurgusal bir dille anlatıyor. Savaşın ve oldukça yoğun geçen çatışma ortamının kasvetli havasını, düşen her bir bombanın moloz yığınına çevirdiği Berlin sokaklarından kalkan toz ve dumanı ciğerlerinizde hissediyorsunuz. Betimlemeler ve tasvirler kaotik durumu çok iyi yansıtıyor. Olaylara tanık olanlardan edindiği bilgilerden yola çıkarak yazılmış bu kurgusal belgesel eser Berlin savaşı ve Almanya’nın çöküş günlerinde Berlin sokaklarında, Hitler’in sığınağında ve cephe hattında kişilerin neler yaşayıp, hissettiklerini ön plana çıkarıyor; özellikle yer altı sığınaklarında ve metrolarda son derece kötü şartlar altında yaşam mücadelesi veren Berlinlilerin bir de şehri ele geçirecek olan Rusları bekleyişi çaresizliğin net bir görselini oluşturuyor. Plievier bu eserinde her ne kadar Alman idaresine karşı tepkili olsa da aynı şekilde Sovyetler Birliği’ne karşı da sert eleştirilerde bulunuyor. Zaman zaman akıcı, bazen de ağır bir tonda ilerleyen bir havası var. Yukarıda söylediğim gibi belgesel nitelikte bir eser, aynı zamanda bir anlatım barındırıyor. Büyük yıkımların yaşandığı dünyada bu eser de çok büyük bir yıkımın aynı anda kişiler ve devletler üzerindeki etkisini gösteriyor. Tarihe ve savaşlara ilgi duyan, savaşların insanlar ve şehirler üzerindeki yıkıcı etkisini merak edenler için
1000Kitap
BerlinTheodor Plievier · Hürriyet Yayınları · 197811 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 00:30
lk defa 1947’de Amerika’da yayınlanan bu savaş notları veya Goebbels’in günlükleri 1942-43 yıllarını kapsıyor; fakat bu yıllar içerisindeki birçok önemli hadisenin gerçekleştiği, kırılma anlarının yaşandığı gün ve ayların notları ne yazık ki yok. İşte bu da bu kitabı ciddi manada eksik kılmış; esasen bütün günlükleri toplam 29 cilt şeklinde, bu eser sadece belli başlı aylarda yazılmış günlüklerden bir derleme niteliğine sahip. Birinci el kaynak bir kitap. Burada Goebbels’in tanıklıkları, savaş yıllarında bizzat Nazi şefleriyle yapmış olduğu görüşmelerden almış olduğu intibalar; aynı zamanda kendi fikirleri, olaylara bakış açısı ve yaklaşımlarını, Almanya’daki maddi ve manevi yıkımı resmetmesi açısından döneme dair çok kıymetli bir eser. Bilhassa Mussolini ailesine dair anlatılan bölümler, çok ayrıntılı olmasa da ilgi çekici. Kısacası ruhen ve bedenen bir insanın (Goebbels), aynı zamanda içten içe bir milletin ve büyük bir devletin yıkıma giden zorlu günlerini okuyorsunuz. Çaresizlik içerisindeki bir insanı izliyorsunuz. Duygusal bir ağırlığın hissedildiği, insanlık dramının sahnelendiği Goebbels’in günlükleri, okuyucusunu büyük bir merakla içerisine çekiyor.
1000Kitap
Savaş NotlarıJoseph Goebbels · Milli Hareket Yayınları · 196877 okunma
Kitap üzerine kısa bir not
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 21:23
İlk dünya savaşının arifesinde dönemin Osmanlı idaresinde bulunan İttihatçıların savaş tehlikesine ve ihtimaline karşı Avrupa devletleri ile yapmaya çalıştıkları ittifak girişimlerini Ziya Şakir, kelimelerin su gibi aktığı bir tarzda ve harikulade edebi bir akışkanlık ile aktarıyor. Dönemin uluslararası ilişkileri, Osmanlı diplomasisi, ittifak arayışları, ittihatçı şeflerin o günlerdeki yoğun faaliyetleri, hepsi bu kitapta yer alıyor. Kitabın son kısmı muazzam bir şekilde, sinematik bir anlatım barındırıyor.
Alıntı
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl GirdikZiya Şakir · Çatı Kitapları · 20075 okunma
Reklam