Durduğu yerdeki duvarların nasıl yükseldiğini anlamayan, köprülerin kuruluşundan hiç mi hiç çakmayan, hâlâ teknolojinin tüm nimetlerinin ( posta, telefon, telgraf da dahil ) nimet oluşlarına zihinsel ya da duygusal en ufak bir hizmette bulunamayan biri için çıkar da insanlar demez mi " bu yüzyılda işin ne apla ?" Benim Ferdanımın da olumlayacağı bir yanıtım olur bu densiz soruya şöyle ki: "Bakınız," derim "öncelikle melankoli tarih ve denizaşırı ve taşırıdır, türlü kılıklara bürünür yeniden yeniden çıkar karşınıza.