"Ben Kokuşma'yım, James Moxie. Sevdiğin kadını terk etmeye karar verdiğin ânın sonrasıyım. Vicdan azabının bir adım ötesiyim. Duygular kapkara kesildikten, küfler her şeyi istila ettikten sonra gelenim."
Mükemmel başlayan ama hüsranla biten bir kitap. İlk hikayesini aşırı beğendim çok yaratıcı ve sürükleyiciydi. Ama hikayenin bittiğini anlamadım açıkcası ve sonrasında gelen yazarın o müthiş konuşmasını dikkatli, anlayarak okuyamadım. Konuşmadan sonra gelen hikayeyi yarım yamalak anladım ve kitabın iki hikaye, bir konuşma, bir röportajdan oluştuğunu bu kısımda farkettim. :) Neyse. Sondaki röportaj da pek akıcı gelmedi. Hatta itiraf etmek gerekirse atlayarak okudum bile diyebilirim. Kopuk kopuk, anlaşılması güç bir kitap ve tekrar okunmayı istiyor.
"Aşağısı çok soğuktu ama Dwight kollarını kendine dolamaya lüzum görmedi çünkü ziyaretinin çok kısa sürmesini planlıyordu. Soğuğu da önemsemedi zira içerisi kanından soğuk değildi."
"Eğer bir ya da iki kez ayağıma basarsanız sizden nazikçe bunu yapmamanızı isteyebilirim. Ama artık bininci kez ayağıma basıldıktan sonra, 'Kusura bakma, görmedim' bahanesi yalnızca 'Kusura bakma ama benim için dikkat edecek kadar önemli değilsin' anlamına geliyor."