Harika bir eserdi. Bir kez daha gördüm ki dünya cehennem değildir; onu cehenneme çeviren insandır. Sorun iyilerin varlığı değil, kötülüğün normalleşmesidir.
Başlangıcı biraz sabır istese de, ilerledikçe insanı içine çeken ve derin anlamlar barındıran bir kitap. Düşünebilen ve sorgulayan herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu eser, hayata dair hepimizin içinde yaşadığı ama çoğu zaman dile getiremediği sorunlara dokunuyor.
Okurken sadece bir hikâye okumuyorsunuz; adeta kendi hayatınızla yüzleşiyorsunuz. Kitaptaki karakterde kendinizi buluyor, kendi seçimlerinizi sorguluyorsunuz. Bu yönüyle kitap, bir nevi terapi gibi… Ruhunuzu toparlayan, size kendinizi hatırlatan bir yolculuk sunuyor.
Unutmayın, seçimleriniz hayatınızı şekillendirir.
Şimdiden iyi okumalar.
Kitap, sevmediğim kitaplar listesinde ilk 3'e girdi. Diğer ikisi 1984 ve Uçurum İnsanları. Popüler kitaplar sırf bu sebepten okumuştum ve pişman oldum. Demek ki çoğunluğun seçmesi olayın saçmalığını kurtarmıyor. Bu kitap da biraz merak ve zorla okutuldu diyebilirim. Resmen işkence gibiydi. O kadar ki yarıda bırakacaktım ama bırakamadım ki hiçbir şeyi yarıda bırakmam. Neyse ki durumu sevgilim kurtardı. Onunla yarış halindeydik, ilk kim bitirecek diye. Tek motivasyonum buydu ve bitirdim de. Kimin kazandığını söylemeyeceğim. Neyse, kitap berbat olsa da prensesle yarışmak güzeldi. Sizden daha zeki birisini görünce aşık olmamak elde değil (benden daha zeki tek kadın). Kitap hakkında pek bir şey yazmadım çünkü hiçbir şey öğretmedi bana. Resmen kopyala yapıştır, sanki sosyal medyadan alınan saçma sözler ve yabancı filmlerin değiştirilmiş kopyası gibiydi, kötü hâlde tabii. Bir şeyi kopyalarken ondan daha iyi yapmayacaksanız yapmayın. Her neyse, her insan sevilmez, her kitap okunmaz. Adios.
Korkularımı yenmem dileğiyle” diye hediye edildi bu kitap.
Yendim mi? Evet.
Ama kitap sayesinde değil… kitabı hediye eden sayesinde.
Kitaba gelirsek spoiler vermeyeceğim, o yüzden en iyisi okuyun.
Akıcı, sürükleyici bir kitap.
Tek söyleyebileceğim şu:
Bir şeyin değerini çoğu zaman onu kaybedince anlıyorsunuz.
Sıkılıp riskli oyunlara girmeyin.
Hele konu aşksa… biraz sakin.
Psikolojik oyunlar ve yalanlar hem ruhunuzu hem de partnerinizi yorar.
Her zamanki gibi yine insan ihanetine tanık olduk.
Kutsal denilen değerlerin pek de bir karşılığı kalmamış; aile, bağ, sorumluluk… Hangisi gerçekten fark ediyor ki?
Şairin dediği gibi: “İnsanlar size sadık değildir; sizde olan ihtiyaçlarına sadıktır.”
Elbette bu sözler kalitesiz insanlar için geçerlidir.
Çünkü kaliteli insanlar, onlara sunduklarınıza değil; ruhunuza, karakterinize ve kim olduğunuza değer verir.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,5bin okunma