Vay halime,tüm suçun yalnızca kendimde olduğunu biliyorum,aslında suç demek doğru değil! Kısaca,nasıl ki eskiden tüm mutlulukların kaynağı bendeyse,şimdi de tüm üzüntülerin kaynağı içimde saklı.Eskiden tüm dünyayı sevgiyle kucaklayacak yüreğe sahip,her adımda cenneti ayağının dibinde gören,zengin duygularla dolaşıp duran ben,artık aynı kişi değil miyim? Bu yürek şimdi ölmüş durumda,artık ondan dışarıya yansıyan hiçbir coşku yok,gözyaşlarım kurudu,artık beni canlandıran gözyaşlarımın ferahlatmadığı düşüncelerim kaşlarımın endişeyle çatılmasına neden oluyor.Çok acı çekiyorum,yaşamımın tek neşesini,içinde bulunduğum ortamda dünyalar kuran canlı gücü kaybettim;o yok artık!
“O zamana dair ne bir işaret,o zamanki duygularıma dair ne de bir kalp çarpıntısı var.Yanıp bitmiş,kül olmuş bir saraya dönüp gelen bir hayalete benziyorum,parlak bir prensken yaptırdığı ve her tür muhteşem eşyayla donattığı o sarayı ölürken sevgili oğluna büyük umutlar besleyerek bırakan bir hayalet gibiyim.”