Benim bir hadis teorim var, birçok insanı şaşırttı. Bazı bilim adamları bu teorimi yazdılar, reddedemediler. Teorim şu: Daha evvel oryantalistler, hatta son yüzyıllarda Müslümanlar da bütün hadis kitaplarının muhtevasının şifahi olarak kulaktan anlatma yoluyla insanlara ulaştığını zannederlerdi. Mesela Buhârî'nin kaynaklarının, ta birinci yüzyıla kadar yazılı olduğuna inandım, ispat ettim. Doçentlik tezi olarak da bu konuyu almıştım.
Türklerin gramer bilgileri yok, o yüzden dili öğrenemiyorlar, bazen iyi konuşuyorlar fakat yazamıyorlar. Bu bizim milletimizin önemli problemlerinden biridir.
"Eğer İslâm dini, bilimi sadece bilim olarak. bilim aşkı olarak himaye etmemiş olsaydı ve sadece onun faydacı tarafı bakımından bilimleri tutmuş olsaydı bilimler bu kadar süratli ve bu kadar geniş şekilde gerçekleşmezdi."
Franz Rosenthal
Müslümanlar, kendilerinden evvelki bilimleri geliştirdiler...
Yeni bilimler kurdular, bugün Avrupa'da gelişmiş olan yeni bilimlerin kısmen temellerini attılar.
Dünya bir han odasından başka nedir ki? Yolcuların ve kervanların uğrayıp sonra da yollarına devam ettiği, herkesin kendi yurduna ve evine göçtüğü bir uğrak yeridir dūnya... Ama biz onun eğreti güzellik ve zevklerine aldanır da yolcu olduğumuzu unuturuz.