Ben kötülük edenle kötülüğe maruz kalana aynı yüz ifadesiyle bakamam her ikisine de gülümseyemem diyorum size. Bunu yaparsam o zaman kendi yüzüme bakamam diyorum. Sizin mideniz kaldırıyorsa, kötülük edene de kötülüğe maruz kalana da aynı şekilde gülümsemeye devam edebilirsiniz.
"Derken akşam oldu.
Uzaklar iyiden iyiye pusardı.
Avluyu dolduran kalabalık dağıldı.
Karanlık çöktü
Sonra bu karanlık insanın dişlerini takırdatacak kadar soğudu yine camlar çerçeveler soğudu, kendi varlıklarını susan, kendi varlıklarını fısıldayan görüntüler soğudu, mesafeler soğudu, dere soğuduve gece görünmeyen ayaklarıyla çatıların, avluların, ağaçların ve cünle mahlukatın üzerine basa basa yürüdü, o yürürken işleri tıkırında olan ensesi kalınlar birer kuş hafifliğiyle akça pakça yataklarda uyudu, barları, meyhaneleri, dolduran insanlar rengarenk ışıkları altında güle oynaya şarkılar türküler söyledi, ilaç parası bulamayan garibanlar yumruklarını sıkıp dişlerini gıcırdattı, evine ekmek götüremeyenler kara kara düşünüp of çekti, hayatları boyunca hayatlarına giren insanların çoğuna bir şekilde kötülük ettikleri için artık kendilerini bile sevemez hale gelenler iyilik ve tevazu şarkıları eşliğinde, cumbuldata cumbuldata, başkalarının sebgisinde vicdanlarını çitiledi, dili damağı kuruyan, ciğerleri börten hastalar kapılara bakıp su bekledi... "
Romanın başları biraz ağır ilerlese de biraz ilerleyince alıp götürdü beni. Anlatım naif, sade, yumuşaktı. Tam bir klasik eser. Ara ara yazar girip açıklamalarda bulunmuş. Ben kitaplarda bir tek bunu çok sevemiyorum sanırım. Her gün siyah lale açacak mı, Cornelis kurtulacak mı, diye düşünerek akşam ettim. Keyifli okumalar.
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma