Meral Kayıhan

Hayatta En Sevdiğim Filmin Kitabı
8/10
·177 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 20:32
Hayatta en sevdiğim filmlerden biri olan Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum'un uyarlandığı kitabı okumak uzun zamandır aklımdaydı, nihayet bu seneye kısmet oldu. Filmi çok sevdiğim için incelemesini yazarken filmden ayırmak benim için pek mümkün değil. Bu yüzden filmle biraz kıyaslama yapacağım. Kitap beni hayal kırıklığına uğrattı diyemesem de filme kıyasla daha az boyutluydu. Filmi çarpıcı yapan karakter, sahne ve diyalogların kökünün kitaptan alındığını fark etsem de bunlar filmde daha genişletilmiş, derinleştirilmiş, anlamları arttırılmıştı. Bu da filmin en sevdiğim filmlerden biri olurken kitabın olamamasının sebebiydi. Uyarlama olarak kitapla filmin arasındaki en büyük fark sonuydu. Film hüzünlü ama umutlu bir finalle biterken kitap çok daha karanlık bir final yaptı. İki son da güzeldi. Ben ikisini de sevdim ve yönetmenin neden böyle bir değişikliğe gittiğini anlayabiliyorum. Sonuç olarak bence kitap çok iyiydi. Konu olarak seçtiği mevzuların gerçek hayatta çok yaygın olmasına rağmen yazarlar tarafından çok nadiren anlatıldığını düşünüyorum. Ayrıca anlatış biçimini de çok yaratıcı buldum. Derdini bir çeşit psikolojik büyülü gerçekçilik kullanarak anlatıyor. Bu biçim yazarın az kelimeyle çok şey anlatmasına olanak sağlıyor.
Her Şeyi Bitirmeyi DüşünüyorumIain Reid · Hep Kitap · 20161,458 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İki Çarpık Taç İncelemesi
7/10
·424 syf.··
2024 216. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2024 18:25
Serinin ikinci ve son kitabı tempo ve işleyiş olarak ilkinden çok farklı değildi. İlk kitapta karakterlerimiz Deste'nin eksik olan üç Kart'ından ikisini toplamaya çalışırken bu kitapta da eksik olan son Kart'ı toplamak için bir yolculuğa çıkıyorlar. İlk kitapta Ravyn ve Elspeth üzerinden verilen romantizm ise bu kitapta Elm ve Ione üzerinden veriliyor. Ama kitabın bakış açısı öncekinden farklıydı. İlkinin aksine ikinci kitap birden fazla karakterin bakış açısıyla anlatılıyordu ama Elspeth dışındaki karakterlerin bakış açısında birinci tekil şahıs kullanılmıyordu. Ben ilk kitabın birinci tekil şahısla yazılmasından hoşlanmamıştım o yüzden benim için güzel bir sürpriz oldu bu ancak Elspeth birinci bakış açısıyla yazılırken diğer karakterlerin öyle yazılmaması bir kargaşa oluşturmuştu. Yine ilk kitapta olan bariz göz önündeki gerçeklerin zeki diye tasvir edilen karakterler tarafından anlaşılmaması ve bu bilgilerin sanki çok büyük bir sürprizmiş gibi açığa çıkarılması durumları bu kitapta da vardı. Hatta daha bile fazlaydı. Bence çoğu okuyucu Kâbus'un Çoban Kral olduğunu veya Yew'lerin onun soyundan geldiğini ilk kitabın ortalarından beri biliyordu çünkü zaten söylenmişti. Ama yazar sanki bunlar söylenmemiş gibi bu bilgileri "ortaya çıkarıyordu" diğer bir deyişle okuyucuyu aptal yerine koyuyordu ve tabii kendi karakterlerini de. Kitabın sonuyla da alakalı beni rahatsız eden şeyler vardı. Mesela bence Elspeth'in vücudunu geri alması ve Ravyn'in uzun zaman sonra ilk defa Elspeth'i görmesi ve kavuşmaları çok önemli bir andı. Ama yazar resmen ilk kitabın sonundan beri beklenilen bu kavuşma sahnesini yazmamıştı. Böyle bir sahne olmadığı gibi sonsöz de çok yavandı. Her açıdan oldu bittiye getirilmiş gibiydi. Ayrıca Elspeth'in "ben yazardım" lafı dördüncü duvarı kırmak için mi
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,321 okunma
Sahte Krallık ve Seri İncelemesi
9/10
·621 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2024 04:55
Sahte Krallık'la birlikte Kargalar Meclisi ikilemesini bitirmiş oldum. Kargalar Meclisi'ni Sahte Krallık'tan biraz daha fazla sevdim ama aradaki fark çok az. Kitap ilk kitabın kaldığı yerden devam ediyor ve yine bir soygun hikayesini işliyor. Ama bu sefer Kargalar'ın ilk öncelikleri bir kurtarma operasyonu. Kaz'ın planları ilk kitaptaki gibi yine çok zekiceydi ama bu sefer işler o kadar kolay değildi. Genel olarak kitabı çok beğendiğim için bu incelemede çoğunlukla kitabın ve serinin eksilerinden bahsedeceğim. Bahsettiklerim dışında her şeyi sevdim diye kabul edebilirsiniz. Sahte Krallık Eksileri: 1- Leigh Bardugo'nun yazım dilini burada da çok sevdim ancak bir sorun vardı o da bence önemliydi. Sorun şu ki; biz kitapları karakterlerin gözünden okuyoruz, yazarsa bazı twistler yaratmak için karakterlerin iç seslerine yalan söyletiyor ve bu hiç mantıklı değil. 2- (spoiler) Kitabın sonlarında Mathias ölümü çok aceleye getirilmişti. Ne ölümü için yeterince yol yapılmıştı ne vurulma ve ölüm sahnesi gerekli ağırlığı taşıyordu ne de karakterlerin ölümüne verdikleri tepkiler yeterince derin ve uygundu. Özellikle Nina'nın verdiği tepki hiç karakterine ve Mathias'la olan ilişkilerine uygundu. Özellikle beni rahatsız eden sahne. Mathias en fazla bir saattir ölüyken Kaz aslında istedikleri parayı aldıklarını anlatıyor ve o durumda Nina esprili bir yorum yapıyor. Bu benim için çok fazlaydı. 3- Karakterlerin 17 yaşında olmasının inandırıcı olmaması. Bu genel olarak serinin bir eksisi ama söylemek zorundaydım. Daha önce de genç karakterlerin çok büyük işler başardığı kitaplar okudum ama onlarda çoğunlukla bu durum bir şekilde inandırıcıydı. Burada hiç değildi o yüzden karakterleri olduklarından daha büyük hayal ettim. Genel olarak seriyi çok sevdim. Karakterlerin ilişkilerini
Edebiyat
Sahte KrallıkLeigh Bardugo · Novella Dinamik · 20173,262 okunma
Yazarlığını Geliştirmek Değil Kendini Aşmak
9/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2024 04:45
Grishaverse'de geçen Kargalar Meclisi ikilemesinin ilk kitabı Kargalar Meclisi fantastik ana türünde soygun alt türünde bir kitap. Bilmeyenleriniz için Grishaverse Leigh Bardugo'nun yaratmış olduğu fantastik bir evren. Bu evrene ben ilk olarak -diziyi saymazsak- Kargalar Meclisi'nin birkaç yıl öncesine geçen Gölge ve Kemik üçlemesinin ilk kitabını okuyarak girmiştim. Maalesef o kitabı ne yazım dili ne konu ne de karakterler açısından beğendiğim seriye devam etmemiştim. O kitap hakkında beğendiğim tek şey Grisha büyü sistemiydi ve büyü sisteminin kötü bir kitap için harcandığını düşünmüştüm. O yüksek potansiyel iyi konu iyi karakterler ve farklı bir yazım stiliyle çok daha iyi bir kitapta değerlendirilmeliydi. Ve işte o kitap bu kitap. Kargalar Meclisi hem konu hem karakterler hem de karakter ilişkileri açısından çok iyiydi. Beni en çok şaşırtan şey yazarın yazım dilinin önceki serisinden çok daha farklı ve objektif olarak kat kat daha güçlü olmasıydı. Yazım dili kesinlikle kitabı okumayı çok daha zevkli bir hale getirmişti ki bu bence bir yazarın dilinin başarabileceği en iyi şey. Kitabın konusuna gelecek olursak; kitap tüccarlar ve hırsızlar şehri Ketterdam'da bir sokak serserisi ve Döküntüler çetesinin liderinin sağ kolu Kaz Brekker'ın ve ekibinin otuz milyon kruge karşılığında dünyanın en korunaklı yeri olan Buz Sarayı'ndan bir bilim adamını kaçırmaya çalışmasını işliyor. Eğer seçilmiş aile temasını, soygun alt türünü veya çete hikayelerinden en az birini seviyorsanız. Bu kitabı da seveceğinize inanıyorum çünkü kitap üçünü de çok iyi bir şekilde işliyor. Ayrıca kitap karakterler açısından da çok iyi işlenmiş. Kargaların her birini çok sevdim. Özellikle Kaz Brekker hep aklımda kalacak tüm zamanların en sevdiğim karakterleri listesine giriş yaptı. Benim gibi
Edebiyat
Kargalar MeclisiLeigh Bardugo · Novella Dinamik Yayınları · 20164,577 okunma
Benliğin Gölgeleri
9/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2023 19:18
Sissoylu serisinin beşinci kitabı, 2. Çağ'ınsa ikinci kitabı Benliğin Gölgeleri'ni bitirdim. 8'le 9 arasında kaldım ama neticede 9 puan verdim. 2. Çağın ilk kitabı olan Kanun Alaşımı'na ise 10 puan vermiştim. Yani o kitabı daha çok beğenmiştim. Bunun ilk sebebi bu kitap hakkındaki en büyük spoilerı almış olmamdı. Yani Paalm olayını biliyordum. Bu yüzden kitabı okurken yeteri kadar heyecan hissedemedim. Yine de bence Paalm muhteşem bir düşmandı. Hem çok zekiydi hem çok güçlüydü, yenmesi çok zor biriydi, onun gibi birisi için çok iyi ve anlaşılır bir motivasyonu vardı. En önemlisi de onu bunları yapmaya iten şeyin gerçekten çok kalp kırıcı olmasıydı. O son sahnede bu kadar üzüleceğimi düşünmemiştim. Benim için kitabın en iyi sahneleri o sahne ve kitabın en sonundaki Wax ve Steris sahnesiydi. O sahnelere kadar kitaba puanım 8'ken o sahnelerden sonra 9 da karar kıldım. Kitaba 10 puan vermemin bir diğer sebebi ise bu kitaptaki olayların inandırıcı olmayacak kadar hızlı gelişmesiydi. Kitapta halk haklı sebeplerle bir isyanın eşiğine geliyordu. Sissoylu serisinin ilk kitabındaki olanın benzerinin yapılması amaçlanmıştı ama o kitapta olayların gerçekleşmesi ayları bulurken bu kitapta bir günde gerçekleşiyordu. Tabii ki Paalm olayları bilinçli olarak hızlandırıyordu ama Son İmparatorluk'taki Kelsier de öyle. Bir de neredeyse tüm kitap bir günde geçtiği için hiç durup dinlenemiyorsunuz o da kitabı benim için biraz yorucu yaptı. Onun dışında bu kitaptaki kovalamaca sahnelerini Kanun Alaşımı'ndaki kadar beğenmedim. Hatta o sahnelerde biraz sıkıldım bile. Bunlar benim kitabın puanını kırmamın sebepleriydi. Ama verdiğim 9 puandan da anlaşılacağı gibi kitabı genel olarak çok beğendim. Çok eğlenceli, aksiyonlu, şaşırtmacalı bir polisiye Sissoylu kitabıydı. Eminim benim gibi spoiler
Sissoylu - Benliğin GölgeleriBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 2018311 okunma