çoğumuz duygularımızı inkâr ederiz. Toplum öğretmiştir bize bunu yapmayı. Küçük yaştan itibaren kendimizi hissettiğimiz şeylerden koparır, ayırırız. Ağlama, denir bize. Çok yüksek sesle gülme, denir. Üzüntü duymanın, hatta öfkeye kapılmanın yanlış olduğu söylenir. Oysa duygularımız doğru da değildir, yanlış da; yalnızca duygularımızda onlar. insanlık deneyiminin gerekli bir parçasıdır. Onları inkâr etmek, sana ait bazı bölümleri kapatmak, kepengi indirmek demektir...