Evet, Nastenka, insan yanılır ve gerçek, hakiki bir tutkunun onun ruhunu heyecanlandırdığına inanır bilinçsizce, işe yaramaz hayallerinde canlı, ele gelir bir şeyler olduğuna inanır istemeden!
–Ya, peki hangi sonuca vardınız?
–Hangi sonuca mı? Her şeye baştan başlamak gerektiği sonucuna vardım, çünkü sonuçta bugün sizin benim için hala tümüyle yabancı olduğunuza, benim dün bir çocuk, küçük bir kız gibi davrandığıma karar verdim ve sanırım, her şeyin suçlusunun benim iyi yürekli kalbim olduğunu anladım, yani anlayacağınız kendimi sorgulamaya kalkışınca hep yaptığımız gibi ben de kendi kendimi övdüm.
Ben hayalperestim; benim öylesine az gerçek yaşamım oluyor, bunun gibi, şimdiki gibi dakikaları hayallerde tekrar tekrar yaşamadan duramıyorum. Bütün gece, bütün hafta, bütün yıl sizi hayal edeceğim...
–“Ve bütün yaptığım, her gün, sonunda bir gün biriyle karşılaşacağımı hayal edip durmak. Ah, bir bilseydiniz, bu şekilde kaç kez aşık olduğumu!...”
–“Ama nasıl olur, peki kime?”
–“Birine değil, bir ideale, hayal ettiğim kişiye...”