Söyleyin: Siz böyle davranır mıydınız? Siz size kendisi gelen kızı bırakmazdınız, onu zayıf, budala kalbine çevrilmiş arsız alayların ortasına atmazdınız değil mi? Siz onu korumaz mıydınız? Onun yalnız olduğunu, kendine bakamadığını, kendini size duyduğu aşktan alıkoyamadığını, onun suçlu olmadığını, onun sonuçta, suçlu olmadığını... Onun hiçbir şey yapmadığını düşünürdünüz siz!..
Ve kendine soruyorsun: Nerede hayallerin? Ve başını sallıyor, şöyle diyor: Yıllar ne çabuk geçiyor! Ve yine soruyor kendine: Ne yaptın bunca yılı? En iyi zamanlarını nereye sakladın? Yaşadın mı yaşamadın mı? Baksana, diyor kendine, baksana, yeryüzü nasıl soğuyor. Daha yıllar geçecek ve peşinden kasvetli yalnızlık gelecek, bastonlu, titrek yaşlılık gelecek, peşinden de sıkıntı ve bunaltı. Fantastik dünyan ağaracak, donacak, hayallerin kaybolacak ve ağaçlardan düşen sarı yapraklar gibi dökülecek..