Zıtlıklar arasında gidip gelen ve bir denge kurmaya çalışan hayatın içinde kendi yerimizi bulmaya çabalıyorduk. Bu arayış sırasında hatalar yapıyor, hayal kırıklıklarına uğruyor ve yavaş yavaş öğreniyorduk. Hayatımız bazen bir salyangozun uzun yürüyüşü gibi ağır, bazense bir kelebeğin kanatlarının hafifliğinde geçip gidiyordu.
Hissedin! Hissedin! Kalbiniz var! Düşünün! Bir düşünün! Aklınız var! İnsan başka nasıl değişir yoksa? Sabahları güneş hepimiz için doğmuyor mu, niçin karanlıkta kalıyor sizin kalpleriniz? Hepimiz aynı gökyüzünün altında yaşamıyor muyuz, niçin bulutlanıyor aklınız?"