Bir yerin güzel olduğunu düşünmek, karın soğuk ya da şekerin tatlı olduğunu düşünmek kadar anlıktır, bu yüzden estetik zevkimizi değiştirebilmek ya da geliştirebilmek için neler yapılabileceğini hayal etmek zordur. Göz zevkimize, o yerde zaten var olan özellikler ya da psikolojik durumumuz yön veriyormuş gibi görünür, bu yüzden estetik yargılarımızı değiştirmek, sevdiğimiz dondurma çeşidini değiştirmek kadar imkansız gibidir.
Yüce yerlere bak ve insan yaşamının önemsizliğini ve kırılganlığını düşün.
Olayların istediği gibi gelişmemesi, hatta kimi zaman onun isteklerinin tam zıddı yönde gerçekleşiyor gibi görünmesi bu gerçeği değiştirmeyecektir.
Dünyanın kavrayışımızı aşan, adaletsiz bir yer olduğunu düşündüğümüzde, yüce yerler her şeyin böyle oluşu karşısında hayrete düşmememiz gerektiğini söyler.