Çünkü insanın bilincinde başlangıç ile sonun, yaşam ile ölümün uyuşmazlığını uzlaştıran yalnızca, bilinmeyen ve görünmeyen Tanrı’ydı. Dualar bu yüzden okunuyordu. Tanrı’ya haykırışımızı işittiremediğimiz, dünyayı insanlar için neden doğmak ve ölmek üzere yarattığını soramadığımız için okuyorduk duaları.