Benim içimde de, daima var olacağını zannettiğim birçok şey yok oldu, onların yerini alan yenileri ise, o sırada tahmin edemeyeceğim yeni üzüntülere ve yeni mutluluklara yol açtılar; buna karşılık, eski üzüntülerimi ve mutluluklarımı da şimdi anlamakta güçlük çekiyorum.
" Kitap kolayca incinebilen bir yaratıktır ; zamanın geçişi acı verir ona ; kemirgenlerden ,kötü havalardan , beceriksiz ellerden korkar. Yüzyıllar boyunca, her önüne gelen elyazmalarımıza canı istediği gibi dokunabilseydi , bugün onların büyük bir çoğu var olmazdı. Böylece kütüphaneci onları yalnız insanlardan değil, doğadan da korur ve yaşamını ,gerçeğin düşmanı olan unutuşun güçlerine karşı yürüttüğü bu savaşa adar."
"Beyim diyor, bizim yolumuz, köprümüz, çeşmemiz yok; kitaplığı ne yapacağız? Anlatıyorum ona: Eğer kitaplığınız olursa, yolunuz, çeşmeniz, köprünüz de olur!"
Katilleri bağışlarlar. Diktatörlere hayranlık duyarlar. Suç da, şiddet de, bir tür bağ. Ortak bağımlılığın bir türü. Bağlara ihtiyacı var onların. O küçük, sefil kişiliklerini, karşılaştıktarı her tek kişiye zorla kabul ettirmeye kalkıyorlar. Buna ihtiyaçları var. Bağımsız adam, öldürüyor onları... Çünkü kendilerini o adamın içinde bulamıyorlar, oysa onların bildiği tek varoluş biçimi de o. Bağımsızlığa yönelik her türlü fikre karşı, o habis direnişlerini görüyorsun. Bağımsız insana karşı ne kötülüklere yöneleceklerini biliyorsun. Dön de kendi hayatına bak, Howard. Sonra da karşılaştığın insanlara bak. Onlar biliyor. Korkuyorlar. Sen onlara bir sitemsin.
“Ve yaşama kafa yormayı bir yana bıraktığı için de çok daha mutludur. Hakkında düşünemeyecek kadar yaşamakla meşgul. Benim hatam ise bir kere kitapların kapağını açmış olmak.”