"Hoşçakalın, sizinle pek konuşamadık, sosyetede böyle oluyor işte, görüşülemiyor, konuşulmak istenen şeyler konuşulamıyor, aslında hayatta her yerde durum aynı. Öldükten sonra daha iyi olmasını umut etmekten başka çaremiz yok. Hiç değilse o zaman dekolte kıyafetler giymek zorunda olmayacağız. O bile kesin değil! Belki de önemli davetlerde KEMİKLERİMİZİ ve KURTLARIMIZI sergileyeceğiz."
Heyhat! Aşk da benim üzerimden bu rüya gibi, onun kadar esrarengiz bir başkalaşım gücüyle geçti. Bu yüzden de, sevdiğimi tanıyan ve rüyamda var olmayan sizler beni anlayamazsınız, bana tavsiyede bulunmayın.
Bizi mutlu eden insanlara minnet duyalım; onlar ruhumuza çiçek açtıran sevimli bahçıvanlardır. Ama fesat ya da sadece kayıtsız kadınlara, bizi üzen zalim dostlara daha da çok minnet duyalım. Onlar şimdi tanınmaz enkazlarla kaplı kalbimizi kasıp kavurmuş, ağaçların gövdelerini kökleyip narin dallarını parçalamış, ama tahripkâr bir rüzgar misali, aynı zamanda hasadı belirsiz iyi tohumlar da eklemişlerdir.