Sömürgecilerin gözü madenden başka şey görmüyordu. Tarımla uğraşmak akıllarından bile geçmiyordu. Bölgede ekonomik refah en yüksek düzeyindeyken, 1700 ve 1713 yıllarında korkunç bir açlık yaşandı.
Yerlilerin topraklarına ve işgüçlerine el konması, ırkçılıkla el ele yürür. Bu ırkçılık da fetihlerin eski uygarlıkları yakıp yıkmalarının yol açtığı bir sonuçtur. Yerlilerin eskiden sahip olduğu kültürel ve sosyal kimlik, fetihler ve ardından gelen uzun aşağılanma süresinin sonucunda paramparça olmuştur.
Sırf bunu okuyunca bile diasporaların,göçlerin ,göçmen politikalarının nedenleri anlaşılır olmuyor mu ? Kapitalistler seviyor insanları ordan oraya sürüklemeyi. İşsiz artıyor,işçi artıyor çünkü. Hem yerli ,hem göçmen ucuza çalışmaya razı oluyor. Kapitalistler seviyor savaşları...onların umurunda değil dünya barışı. Onlar altın ve gümüş,para sever sadece. Doğa onların umurunda değil ,ekosistemde ....insanda. Boşuna demiyoruz vahşi kapitalizm diye
Yerliler, kurban olarak katıldıkları bir ekonomik ve toplumsal düzende altından kalkılması en zor rolü oynamaktalar: ezilenlerin arasında en fazla ezilenler. Tükettiklerinin de, ürettiklerinin de büyük bir bölümünü, güçlü, açgözlü aracılar yoluyla alıp satmak zorundalar. Plantasyonlarda gündelikçi olarak çalışırlar. En ucuza çalışan işçiler, yerlilerdir. Dağlarda askerlik yaparlar. Yani günleri ya dünya pazarı için çalışmakla ya da galipler için çarpışmakla geçer.