Mürşit celebin kırgın gidişinin Özgür'e dokunmadığını fark etti. Abi niye gidiyorsun, yüzüne ne oldu diye sormuyor. Belki bu dünya benim bilmediğim, başka bir dünyadır dedi içinden. Uyuşmayan bir şey var, eski dünya ile yeni dünya arasında ezilen şeyler var. Ben, celep gibi ezilen şeyler arasındayım.
Bitirmiş olmanın hüznü içerisindeyim. Kitap babasından kalma oteli işleten Mürşit'in etrafında geçiyor. İstemeyerek yaptığı bu işi, anlaşamadığı ailesi, kafasında kurtulamadığı sorunlarıyla kitap ilerliyor. Bu dertlerine ortak olan birisi var. Madenci.. İnsan kendisini böyle dinleyen bir dostu olsun istiyor. Hoş, Madencinin de Mürşit'in hayatından aşağı kalır bir yanı yok. Onların vazgeçilmezi olan rakı sofralarında olup bir köşeden onları izlemeyi isterdim. Bundan sonra içeceğim her rakıda onları anacağım. Yazarın dili çok güzel. Yorucu değil. Kışı, soğuğu öyle güzel betimlemiş ki hissediyorsunuz. Ancak Mürşit'in karamsarlığı yüzünden kitap biraz kasvetli biraz boğuk. Benim naçizane tavsiyem eğer sıklıkla olumsuz düşünüyor ve psikolojik olarak kendinizi iyi hissetmiyorsanız okumayın. Sizi daha da aşağıya çekebilir.
Dünya AğrısıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20216bin okunma