Agırî

Hayatımızın kaçta kaçı sosyal medyada geçiyor
Fazla sosyal medya hesabı açmak zaman israfından başka birşey değildir. İsraf ise günahtır ve daha fazla günaha sürükler. Günah ise huzursuzluktur ve ruhumuza çok acı verir. Yahya Doğan
Regaip Kandili
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tercüme ve meal farkı üzerine
Tercume "Bir sözün anlamını başka bir dilde dengi bir tabirle aynen ifade etmektir." Tercümenin aslının anlamına tıpatıp uyması için sarahatta (24), delalette 25) icmalde (26), tafsilde(27), umumda/genel anlamlarda, hususta/özel anlamlarda, itlakta(28), takyitte(29), şarta bağlamakta, kuvvette, isabette; özetle güzel anlatmada, açık bir üslup kullanmada, sanat ve belåğatta da asıldaki anlatıma eşit olmak gerekir. Oysa değişik diller arasında hutût-i müştereke ortak çizgiler ne kadar çok olursa olsun her birini diğerinden ayıran bir çok özellikler de vardır. Onun için dil özelliği olmayıp sırf akıl ve mantığa seslenen kuru ve teknik eserlerin ilmi kabiliyeti ilerlemiş olan dillere tam anlamıyla çevrilmesi mümkün olduğunda söz yoksa da, hem akla, hem kalbe veya yalnız zevk ve duygulara hitap eden ve dil açısından edebi değer ve sanat zevkini içeren canlı ve orijinal güzel eserlerin tercümelerinde başarı gösterildiği çok azdır. Bunları tanzır etmek/benzerlerini kaleme almak tercüme etmekten daha kolaydır.
Alıntı
Gerçeği bilmeyen taklide mecbur kalır.
Demek insan için Hakkı sevmek, Hakka hizmet etmek ve sonunda Hakkın cemâline ermekten büyük bir mutluluk zevki yoktur. Ancak Hak-kın zevkini duymayan hayaline mahkum/gerçeği bilmeyen taklide mecbur kalır. Allah'ı bilmeyen dünyaya sarılır, dünyayı bilmeyen hayallere sarılır, hayallere sarılan da hakikata darılır. Yiğidi görmeyen ismine bayılır, dilbe-ri görmeyen resmine bayılır, önünü görmeyen sonunda ayılır, kanun tanı-mayan kanunda (18) ayılır, kitabı tanımayan hesapta ayılır. Kur'an'ı anla-mayan da tercümesinden ayılır!(19)
Alıntı
Hak: bana gel diye davet ediyor
Gördüm ki gecesi ile gündüzü peşpeşe birbiriyle döğüşüp-değişip duran şu fâni hayatın ne zevkinde, ne elemlerinde ebedi kalmak için zavallı insanlığın elinde hiçbir senet yoktur. Gördüm ki onun, yer ile gök arasında geçmişten geleceğe doğru kaynaşan, coşan, coşup coşup çarpışan dalga-ları arasında her an kendine doğru çağırmakta bulunan ebedî hayatın da-vet çağrısı çınlıyor. Her an Hak: "bana gel" diye davet ediyor. İnsan kulak kısıyor, duymak istemiyor, sanki kaçmak için çırpınıyor, çırpınıyor! Ama çırpınıp çırpınıp sonuca teslim olmaktan başka ne yapıyor? Oysa sevmediğine teslim olmakla sevdiğine teslim olmak arasında ne büyük fark vardır? Muhammed Elmalı Hamdi Yazır
Alıntı
Müslümanlar neden aşırı tutucu ve teröristtir
Neden Müslümanlar'ın çoğu aşırı tutucu ve teröristtir? Genellikle bu soru herhangi bir din ya da dünya meselesi tartışılırken, doğrudan veya dolaylı olarak Müslümanlar'a yön-lendirilir. Müslümanlar hakkında süregelen klişeler medyanın her türünün İslam ve Müslümanlar aleyhinde yayınladığı yanlış bilgilendirmelerden ibarettir. Aslında bu yanlış bilgilendirme ve propagandalar çoğunlukla Müslümanlar'a karşı ayrımcılığa ve şiddet eylemlerine sebebiyet verir. Buna bir örnek, Oklahoma'da yaşanan bir patlama sonrası Amerikan medyasında başlatılan Müslüman karşıtı kampan-yadır. Basın, saldırının arkasında 'Orta Doğu kumpası' bulun-duğunu söylemekte geç kalmamıştı ama daha sonra suçlunun Amerikan Silahlı Kuvvetleri'nden bir asker olarak olduğu anla-şılmıştı. 'Aşırı tutucu' ve 'terörist' iddialarını inceleyelim: 1- Aşırı Tutucu Kavramının Manası Aşırı tutucu kimse, inanmış olduğu ilke veya teorinin esas larına bağlı kalan ve peşinden giden kişidir. Bir kişinin iyi bir doktor olabilmesi için tıbbın esaslarını iyi bilmesi, onlara uy-ması ve kurallarını uygulaması gerekir. Başka bir deyişle tıp ko nusunda aşırı tutucu olmalıdır. Bir kişinin iyi bir matematikçi olması için matematiğin esaslarını iyi bilmesi, onlara uyması ve kurallarını uygulaması gerekmektedir. Yani matematik alanında aşırı tutucu olmalıdır. İnsan iyi bir bilim adamı olmak isterse bilimin esaslarını iyi bilmeli, onlara uymalı ve kurallarını uygu-lamalıdır. Yani bilim alanında aşırı tutucu olmalıdır. 2- Her 'Aşırı Tutucu' Aynı Değildir Her 'aşırı tutucu' aynı değildir. Hepsi iyidir veya kötüdür diye kategorize edilemez. Böyle bir kategorizasyon sadece kişi-nin hangi alanda veya faaliyette aşırı tutuculuk yaptığına bağlı-dır. Aşırı tutucu bir hırsız veya soyguncu topluma zarar verdiği için istenmez. Diğer
Alıntı