Dünyevileşme tehlikesi yaşıyoruz.
Dünyevileşmenin diğer adı benden sana ne? Senden bana ne? Dinden bana ne? Ahiretten bana ne?
Hemen hemen hergün dinle ilgili bir şey kaybediyoruz. İçi boşaltılan başörtüsü, kusurları örtmek için giyilen cübbe, sarık, Allah'ı da belki razı ederim diye öylesine yapılan ibadetler, gösteriş, riya, samimiyetsizlik, dini değerlere karşı saygısızlık....
Din adamlarına karşı saygı hürmet kalmadı. Gerçek din adamlarına konuşma hakkı verilmiyor. Konuşma izni verilenlere de suya sabuna dokunmadan konuşma izni veriliyor. Gerçeklerden azıcık da olsa bahsedenler malesef önce toplumun gözünden düşürülüyor, sonra da küstürülüyor.
Camiler ibadet, inanç merkezleri olmaktan çıkıp klipli ilahilerin mekanı, dizi filmlerin setleri, ne idüğü belirsiz bazı ayinlerin cazibe merkezi haline getiriliyor. Gün geçtikçe Allah'ın evinden ziyade başkalarının işlerine hizmet eden ticari bir merkeze dönüştürülüyor.
Kur'an, yaşanan bir kitap veya anlatılan bir kitap olmuyor. Hep okunması, ezberlenmesi tavsiye ediliyor. Sadece okuma yarışmaları düzenleniyor ama okuyan da dinleyen de sadece lafzından feyz alıyor. Kur’an, ölülerin ardından okunması gereken bir kitaba dönüştürülüyor. Nerede bir toplu ölüm varsa, doğal afet varsa hemen hatimler ile Kur'an gündeme geliyor. Kur’an’ın içkiden bahsettiği unutuldu. Faizden bahsettiği unutuldu. Hırsızlıktan, cinayet işlemenin günahından, kul hakkından, komşu hakkından bahsettiği unutuldu. Hep ölülerin yedisinde, kırkında, elli ikinci gecesinde, seneyi devriyesinde okunan bir kitap oldu.
Hakkın hatırı halkın hatırına mağlup oldu. Hakkın ne dediği değil halkın ne dediği önemli oldu.
Bazıları dinin emirlerinden sadece işine geleni din olarak aldı. Abdest almak kolay olduğu için onu aldı. Ama faiz de alıyor. Namaz kılmak