Agırî

Bir zararı başka bir zarara girmediği için normal görmek de ayrı bir zarardır. Yahya Doğan
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çokluk yarışı oyaladı bizi
Çokluk yarışında neredeyiz? أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ Çoklukla övünmek sizi oyaladı. Çok takdir belgesi toplamak, çok alkış toplamak, çok sevgi gösterisi toplamak bizi oyaladı. Çok katılım belgesi toplamak, çok beğeni toplamak, çok paylaşım sahibi olmaya çalışmak bizi oyaladı. Çok plaket almak, çok unvan toplamak, öz geçmişini ıvır zıvır ile gösterişli hale getirmek bizi oyaladı. Çok makale, tren gibi unvanlara sahip olmak bizi oyaladı. Beğenileri saymak, paylaşımları saymak, yorum yapmayanları uyarmak, beğenmeyenlere trip atmak bizi oyaladı. Her alanda uzmanmış gibi çetrefilli yazılar, kitaplar, paylaşımlar, konuşma ve konferanslar bizi oyaladı. Benim şu kadar var diye başlayan bir cümle kurmak için yıllarca bazı şeyler biriktirdik. Benim şu kadar ilmim var demek için ilim okuduk. Benim şu kadar malım var demek için mal topladık. Benim şu kadar makalem var demek için makale yazdık. Şu kadar kitabım var demek için kitap yazdık... Oyalandık da oyalandık... Kabre girinceye kadar oyalandık. Ya da kabre varıncaya kadar oyalandık. Benim falan yerde kabrim hazır! Yeter ki, senden bir adım önde olayım! Murat Padak
Alıntı
DÜNYEVİLEŞME TEHLİKESİ
Dünyevileşme tehlikesi yaşıyoruz. Dünyevileşmenin diğer adı benden sana ne? Senden bana ne? Dinden bana ne? Ahiretten bana ne? Hemen hemen hergün dinle ilgili bir şey kaybediyoruz. İçi boşaltılan başörtüsü, kusurları örtmek için giyilen cübbe, sarık, Allah'ı da belki razı ederim diye öylesine yapılan ibadetler, gösteriş, riya, samimiyetsizlik, dini değerlere karşı saygısızlık.... Din adamlarına karşı saygı hürmet kalmadı. Gerçek din adamlarına konuşma hakkı verilmiyor. Konuşma izni verilenlere de suya sabuna dokunmadan konuşma izni veriliyor. Gerçeklerden azıcık da olsa bahsedenler malesef önce toplumun gözünden düşürülüyor, sonra da küstürülüyor. Camiler ibadet, inanç merkezleri olmaktan çıkıp klipli ilahilerin mekanı, dizi filmlerin setleri, ne idüğü belirsiz bazı ayinlerin cazibe merkezi haline getiriliyor. Gün geçtikçe Allah'ın evinden ziyade başkalarının işlerine hizmet eden ticari bir merkeze dönüştürülüyor. Kur'an, yaşanan bir kitap veya anlatılan bir kitap olmuyor. Hep okunması, ezberlenmesi tavsiye ediliyor. Sadece okuma yarışmaları düzenleniyor ama okuyan da dinleyen de sadece lafzından feyz alıyor. Kur’an, ölülerin ardından okunması gereken bir kitaba dönüştürülüyor. Nerede bir toplu ölüm varsa, doğal afet varsa hemen hatimler ile Kur'an gündeme geliyor. Kur’an’ın içkiden bahsettiği unutuldu. Faizden bahsettiği unutuldu. Hırsızlıktan, cinayet işlemenin günahından, kul hakkından, komşu hakkından bahsettiği unutuldu. Hep ölülerin yedisinde, kırkında, elli ikinci gecesinde, seneyi devriyesinde okunan bir kitap oldu. Hakkın hatırı halkın hatırına mağlup oldu. Hakkın ne dediği değil halkın ne dediği önemli oldu. Bazıları dinin emirlerinden sadece işine geleni din olarak aldı. Abdest almak kolay olduğu için onu aldı. Ama faiz de alıyor. Namaz kılmak
Alıntı
İslâm bir bütündür bütüncül bakmak lazım
İslam bir bütündür; parçalanamaz. Parçacı bakışla sorunlar ortaya çıkar. İslam'a gelen saldırılar belli bir noktaya yapılan saldırılardır. Meseleye bütüncül bakılmadığı için yaptıkları itiraz karşılık bulmaktadır. Mesela sadece miras meselesini ele alan kişi haklı olarak erkek kardeşe iki lira, kız kardeşe bir lira verilmesini sakat görmektedir. Aslında parçacı baktığı için haklı gözükmektedir. Fakat bütüncül baksaydı itiraz etmezdi. Müslüman kadın da itiraz etmezdi, kafası karışık genç de itiraz etmezdi, İslam hakkında soru soran da itiraz etmezdi. İslam'da haklar ve hukuk sistemi iç içedir. Mesela medeni hukukta mihrin bir karşılığı yoktur. Mihir almayan kadın, eksiğini mirasla tamamlamak istiyor. Kadın, kocasından yüz bin lira mihir almış olsaydı, erkek kardeşinin de evlenmek için bir kıza yüz bin lira vermesi gerektiğini bilecek ve miras taksimine itiraz etmeyecekti. Sadece boşanma mevzusuna bakan biri, erkeğe boşanma hakkının üç defa verildiğini, kadına ise verilmediğini görür. Zahiren bakıldığında bir haksızlık var. Ama mihirle birlikte değerlendirildiğinde haksızlık tümüyle ortadan kalkmaktadır. Mesela bir kadın kocasından yüz bin lira mihir almış olsaydı, isterse erkeğin yüz tane boşama hakkı olsun. Erkek, karısını boşamaktan korkardı. Adam boşadığı gibi kadın, bu mihrini alırdı. Boşanmak kadına zarar vermezdi. Kadının, hiçbir mazeret beyan etmeden boşanma talep etmesi ise mihri iade etme (hul') karşılığında olacaktı. Adam, verdiği mihrin gitmemesi için diline sahip çıkar, kadın da mihrini kaybetmemek için gereksiz yere boşanma davası açmazdı. Zina cezası da sadece yüzeysel bakıldığında büyük ve ağır bir ceza olduğu gözüküyor. Ama ispat edilmesinin neredeyse imkansız olması, itirafta bulunan kişinin hangi ceza ile karşı karşıya kaldığını bilmesi meselesini
Alıntı
Allah'ın kanunlarını istiyorum
Bu sistem ne malı ni canını iffetini ne aklını ne ahlakını koruyor tek yaptıkları şey zarardan sonra ki işlemler zarar gördükten sonra neye yarar son işlemler..
Alıntı