Merve

Merve
“The Egyptians believed the most significant thing you could do in your life was die.”
Puan vermedi·208 syf.·
2026 7. kitabı
Tuhaf resimleri okuduktan sonra bunu da okumak istediğime karar verdim ama sanırım fazla içine giremediğim bir kitap oldu. Konusu ve karakterleri aşırı yüzeysel geldi. Açıkçası kitabın da karakterle bağ kurma amaçlı yazılmış olduğunu düşünmüyorum. İsmi gibi tamamen tuhaf evlerle alakalı bir kitaptı ve sürekli “nereye bağlanacak acaba” sorusu oluşturdu. Onu bağladıkları asıl olay da biraz müge anlı’nın ele aldığı konuları anımsattı bana. Yani bilemiyorum ilk kitabın yer yer yarattığı merak duygusu hoşuma gitmişti ama bunda o etkiyi pek alamadım. Ama ilk kitaptaki gibi yer alan ev planları ilgi çekiciydi. Yine de meh.
Strange HousesUketsu · HarperVia · 2025879 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Bu da dert mi?” düşünceleri vol. 4
Uzun zamandır yaptığım ama yaptığımın yeni farkında olduğum şeyi paylaşacağım ve bu konuda yalnız değilim. Çünkü olmamalıyım. Peki nedir bu? Bu konuda da marjinal olmadığım ve başka insanların benden önce bu terimi kullandığına emin olduğum “hobi mezarlığı” Yapamıyorum arkadaşlar. Önünü alamıyorum, devamını da getiremiyorum ama yine de sahip olmaya devam ediyorum. Sosyal platformlarda çıkan her yeni aktiviteye sahibim. Ama bu hobileri yapmak için gerekli özveriye sahip bir insan değilim. Yapboz yapamam mesela. Heveslenip aldım, paketi açtım, parçaları gördükten sonra hayır diyerek paketin içine geri koyarak mezarlığımın en arka köşesine kaldırdım. Çünkü yapamam. Hayatımın hiçbir bölümünde sanatsal bir kişilik olamadım. Profesyonel sulu boyama kitabı aldım. Anlamadım. Anlamaya da çabalamadım çünkü zorluklar karşısında kolay yolu seçen biriyim. Vazgeçmek gibi. Onu da gözümün önünden kaldırdım. Junk journal yapmayı severdim. Ama annelere yüklenmiş olan, arada heyheyleri gelip “At her şeyi çöpe at. At!” özelliği bana da 30 yaş güncellemesiyle gelmiş olacak ki; ayda bir ne var ne yok atıyorum. Takım çantamın içini temizlemişim geçen, neden olduğuna dair hiçbir fikrim yok ama eminim geçerli bir sebebim vardır? Kelime bulmacaları! “Evet ya, ablamla çok oynardık zamanında” dedim, özel yazar basım olanlarından bir tane aldım. Bilinçsiz tüketici kişiliğim o zamanki fiyata her ne kadar takılmamış olsa da, ay sonu yaklaştıkça bilincim de yerine geliyor sanırım ki gittikçe Ali Rıza Bey çaresizliğine bürünüyorum. Bunu da yapmadım tabiki. Resimdeki ünlüyü de hiçbir zaman bilemezdim zaten. Kaldı ki bunu bir de farklı bir dilde çözeyim. Olacak iş değil. Oyun konsolu aldım yine bir heves. Bana kim neden para harcama özgürlüğü vermiş hala anlayabilmiş değilim ya, her neyse. Oynarım
Duygu ve Düşünce
Teşekkürler
Puan vermedi·336 syf.·
2026 6. kitabı
İhtiyacım olduğu bir döneme denk gelmiş olmalı ki uzun zamandır okumadığım bir türden gerçekten kendimden bir şeyler bularak keyifle ve kısa bir süre içerisinde bitirdim. Okurken bir yandan da kimlerin hayatında bu kötü arkadaş konumunda bulunduğumun aydınlanmasını da yaşadım. Benim için de güzel bir aydınlanma oldu. Bu kadar detaylı anlatımların ve düşüncelerin içerisinde bir yandan da kadın arkadaşlıklarını zaman içerisinde niye bu kadar karmaşık hale getirdiğimizi de düşündürdüğü için teşekkür ederim. Yine de ben akıllanmam.
1000Kitap
Kötü ArkadaşTiffany Watt Smith · Kolektif Kitap · 202547 okunma
“Bu da dert mi?” düşünceleri vol. 3
Okuma serüvenimin yer altı edebiyatı furyası döneminde, kitap altı çizme/alıntılama deneyimim olmuştu. Çok kısa bir dönemdi benim için ve geldiği gibi hızlı bir şekilde geri gitti. Ayda bir maaş çekme günü banka dönüşü annemin aldığı Muzaffer İzgü kitapları beni ben yapan en güzel anılardandır. Okulda aç kalıp harçlığımla kitap almam o kadar normal bir durumdu ki, aile bireylerim hala okul çıkışı “açım ne yemek var” diye böğürerek eve girmemin taklidini yapar. Benim için kitap almak bu kadar değerli bir şeyken üstünü çizme düşüncesi çok yanlış geldi tabi bir süre sonra. Alıntıları deftere yazma girişimim de oldu ama okul, kurs, iş ve sosyal hayat döngüsü içerisinde okumaya ortam yaratma imkanım olmuyordu o dönem. Zamanında M4’te kapıya dayanıp kitap okumaya çalışan, “ne yapıyo bu slk” dediğiniz kişilerden biri de ben olabilirim bu yüzden. Şimdi bakıyorum da her şeyde olduğu gibi bunda da çocuk aklımla o zamanın sükse yaratan kalıplarına uymaya çalışmışım sadece. Yoksa yani insanın değer verdiği şeye özenli davranması niye yanlış gelmiş ki bana. Ps. Siz yine de çizin, ben her türlü okurum. Neyse bu kadardı, teşekkürler.
Duygu ve Düşünce