Çünkü senin her şeyin bulaşıcıdır güzin. Sen gülersen bakkal güler, taksici güler, elinde tavşan balonuyla yanından geçen çocuk güler, dilenci kadın güler, otobüsün camından yarı ölü yorgun yüzüyle dışarıyı izleyen dede güler, su güler, hava güler, kar güler, şehir güler, sokak güler. 
Öldüğünde onu sevebilmem daha da kolaylaştı diye avuttum kendimi. Bekleyiş bitmişti, merak bitmişti, özlem bitmişti. Birini doya doya sevebilmek için bu üçünden kurtulmak gibi bir ferahlık var mı? Babam da artık, hiç merak etmeyeceğim, hiç endişelenmeyeceğim, bir kez olsun anlaşmazlığa düşüp darılmayacağım, iyi ya da kötü bir şeyler yapmasını beklemeyeceğim bir mertebeye varmıştı. Artık onu canımın istediği kadar, canımın istediği gibi sevebilirdim.