…yeterince uzağa yürüyüp gözünü dört açarsan burayla Los Angeles arasında raylarda Harvard diplomalı bir sürü kişiye rastlayabilirmişsin. Çoğu aranıyor ve şehirlerde avlanılıyormuş.
Merhamet Montag, merhamet. Onlarla tartışma, canlarını sıkma; daha çok yakın zamana dek sen de onlardandın. Sonsuza dek yaşayacaklarına öyle eminler ki. Ama sonsuza dek yaşamayacaklar. Bütün bunların uzayda güzel bir ateşle yanan, ama eninde sonunda bir yere çarpacak bir meteor olduğunu bilmiyorlar. Onlar alevleri, güzel ateşi görüyor sadece… tıpkı önceden senin gördüğün gibi.
İnsanlar en popüler şarkıların sözlerini, eyalet başkentlerin isimlerini veya Lowa’da geçen sene ne kadar mısır yetiştiğini hatırlayarak kazanacakları yarışmalar vereceksin. Onları yanmaz verilerle dolduracaksın, ‘gerçekleri’ boğazlarına tıkıştıracaksın, öyle ki kendilerini tıka basa doymuş ama onca veri sayesinde kesinlikle ‘zeki’ hissedecekler. O zaman, düşündükleri hissine kapılırlar… Hareket etmedikleri halde hareket ediyormuş gibi hissederler. Ve mutlu olurlar, çünkü o türden gerçekler değişmez. Onlara bir şeyleri yorumlamaları için felsefe veya sosyoloji gibi kaygan zeminli şeyler vermeyeceksin. O yol melankoliye çıkar.