Hayat can sıkıcı bir tuzaktır. Düşünen bir insan olgunluğa eriştiğinde ve tam bir bilinç kazandığında kendini istençsiz olarak sanki çıkışı olmayan bir tuzağın içindeymiş gibi hisseder.
Thales’ten tutun da üniversitelerimizdeki profesörlere, en hayalperest akıl yürütücülere ve onlardan intihal yapanlara kadar hiçbir filozof oturduğu sokağın terbiyesini dahi etkileyememiştir. Niçin? Çünkü insanlar metafiziğe göre değil, âdetlere göre hareket eder.
Aristoteles söze bilgeliğin kaynağının şüphe olduğunu söyleyerek başlar; Descartes bu düşünceyi daha da ileri götürür. Böylece her ikisi de bana söylediklerinin tek kelimesine bile inanmamayı öğretmiştir.